Yeni aldığım bir karar üzerine yazdığım yazıların arasına gönüllü olarak bazı blogları veya siteleri koymayı düşünüyorum. Tabi bunları gönüllü olarak düşünüyorum. Yanda ki resimde de görüldüğü üzere bu desteklediklerim arasında blog, site, firma, kişilik, proje, topluluk ve buna benzeyen herşey olabilir.
Daha ayrıntılı bir biçimde açıklarsak şöyle: Blogu ele alırsak, bloglar arasından sevdiğim ve takip ettiğim bir bloğu yazılarımın arasına “sponsor bağlantı” diye eklyeceğim. Bu diğer seçeneklerim içinde geçerli.
Bunun sana ne gibi bir faydası olur arkadaşım? diyorsun içinden… Şöyle ki: Blogumun iç trafiğini artırmış olurum, bloglar arası bir sosyal ağ kurmuş olurum, belki kurduğum bu yöntemi bir başka arkadaşım da benim için kurabilir o da bana link verebilir ve eğlenceli bir şey olduğu için yapıyorum. Kim “beni niye reklam ediyorsun” diyebilir ki?
Sonuç itibâriyle bu yöntemimi bundan sonra ki yazılarımda uygulamayı düşünüyorum. Şunu da söyliyeyim , ben bir şeyin reklamını yaptığım zaman o da benim reklamımı yapmak zorunda değil. Yazımın başındada dediğim gibi, bu sadece gönüllülden bir şey.
Davos krizinin yaşandığını herkes biliyor. Bilmemek elde değil, dünya gündemine oturmuş bir konu. Konu çok kritik. Davos’ta yaşanılan olaya birçok açıdan bakılabilir. Bunları genel olarak iç ve dış politika diye sınıflandırabiliriz.
Türkiye ortadoğuda çok önemli ve stratejik bir konuma sahip. Ve tarihden gelen bir liderlik sıfatı var. Sayın Başbakan bu konumunu koruduğunu bizlere gösterdi kutlarız. Başbakan, davosta kısaca şunu söyledi bence: “Ortadoğunun sahibi siz değilsiniz, Türkiye’dir”. Ki baktığımızda ise bunu rahtaça görebiliyoruz. Türkiye konumunu herzaman korumuştur ama tarafsız olarak! Gürcistan,Irak,Pakistan vb. ülkerin meselerinde ciddi rol oynamıştır. İsrail’in çirkin saldırısında ise en geniş ses Türkiyeden çıktı. Yani Türkiye gerçek manada bir öncü. Bunlar tabi dış politika. Bunun birde İç politikası var.
Malum Başbakan bir partiden lider olarak iş başında. Ve partisiyle işi henüz bitmiş değil, seçimler olacak ve tekrar mecliste yer alma çabaları … Türkiye Filistin konusunda patlamaya hazır bir bomba gibi. Kime sorsam:”Bana silah versinler gideyim diyor.” İş bu haldeyken Başbakanımızın Davos’ta ki konuşması tabiri caiz ise oyların fırlamasına sebep olur. Sakın yanlış anlamayın. Ben bu hareketin oy için yapıldığını söylemiyorum! Fakat seçimlere gizli malzeme oldu diyebilirim. Çok etkili bir silah olmuş; Baykal bile ne diyeceğini şaşırdı. Muhalefet yapıp haksızsın derse olmaz, Evet haklısın, arkandayız derse muhalefetine uymaz. Seçimlere doğru Devamını Oku ->
Lafı uzatmandan Fotoğraf-6′da ki yenileri söylüyorum:
1-Omerfatihyilmaz.com adlı imzayı koymamaya karar verdim. Çünkü imza gereksiz bence.
2-Fotoğrafların bazılarında ‘sepia’ efekt kullanıldı.
3-Kenarları karartılmış fotoğraflar eklendi.
4-Hdr Fotoğraf yapmak isterdim fakat fotoğraf makinemin özellikleri yetersiz :(
5-Sınavlarım nedeniyle eski fotoğraflarımdan seçme yaptım. Fotoğraf-7′de süpriz yapacağım.
6-Beyenmeniz dileğiyle.
Galeriye girmek için TIKLAYINIZ | Hepsini İNDİRin
“Yüreğim Seni Çok Sevdi” adlı romanımdan sonra ikinci bitirdiğim kitap Empati. Kitap her ne kadar 650 sayfa olsada içerik ve bağlılık sayesinde çok olan sayfaların üzerini örtüyor. Kitap şimdiden beş dile çevrilmiş ve en iyi ilk roman dalında 2006 International Thriller Writers Award ödülünü almış bulunmakta.
Kitabıntan biraz bahsetmek gerekirse açıkcası çok güzel bir kitap nereden başlayacağımı biliemiyorum. Çünkü şu an kitap ile ilgili çok fazla bir şey yok aklımda. Nedeni ise kitabın insanı anlatış şekli. Yani aslında bize verilmesi gereken o kadar bilgi var ki onları tek tek yansıtmış. Tıpkı yaşlı bir adamın hayata yeni başlamış bir çocuğa nasihat vemesi gibi. O an çocuk bütün öğütleri dinler kendine pay çıkarır ‘vaybee’ deyip hayatına devam etmesi gibi.
Kitapta ağırlıklı olarak; insanın magetik gücü, felsefe, ve insana ait duygular geçmekte. İnsanın magnetik gücü şu demek: Hiç tanımadığınız bir ortama girdiğinizde ortamdaki kişilerin duyguları altında kalırsınız. Çok utanırsınız, utanmanın altında yatan etken sizin karşınızdaki insanın duygularının etksinde kalmanız. Zaten kitapta bu duygulara karşılık veren ve karşıdaki insanı etkileyen insanları araştıran gizli bir cemiyeti anlatıyor.
Kitabın bizlere kazandırğı o kadar çok şey var ki; bunların başında ‘özgüven’ geliyor. Kişiyi uyandıran bir kitap. Bu benim ikinci kitabım olması sebebiyle şu anlık bu kadar anlatabiliyorum. Sırada ki kitabım “Zar Adam”
“Türkiye’de öyle kritik dönemler öyle dönüm noktaları vardır ki; o günler başka türlü yaşansa biz farklı bir ülkede olurduk!” Ne güzel söylemiş Can Dündar. İşte o kritik dönemlerin bir zamanı da Adnan Kahveci idi. Eğer Adnan Kahveci’yi Duymadım diyorsanız şöyle bir anlatayım:
Adnan Kahveci, zekası ve ürettiği yeni fikirlerle Türk siyasi tarihinde önemli bir yeri bulunmuştur. 1949 yılında Trabzon’un Sürmene ilçesinde dünyaya geldi. Hayatı hep birincilikle geçen Kahveci, Milliyet Gazetesi’nin açtığı ilkokullar arası bilgi yarışmasının ilk birincisidir. 1966 yılında Kabataş Lisesi’ni dönem birincisi olarak bitiren Kahveci, aynı yıl üniversite sınavlarında da Türkiye birincisi oldu. İstanbul Üniversitesi burs sınavında yine en yüksek puanı alarak birinci olan Kahveci, daha sonra ABD’de Indiana’da Purdue Üniversitesi’ne girdi. Buradan elektrik mühendisi olarak mezun olan Kahveci, mezuniyetinin ardından Missouri Üniversitesi’nde doktora yaptı. Ardından da aynı üniversitede asistan profesör olarak çalıştı.
Kahveci, Türkiye’ye döndükten sonra Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yaptı. Ardından da İçişleri Bakanlığı teknik danışmanlığında bulundu. 12 Eylül döneminde Başbakanlık Danışmanlığına atandı ve o sıralarda Turgut Özal’la tanıştı. 1983 yılında ANAP’ın kurucuları arasında yer alan Kahveci, askeri yönetim tarafından veto edildiği için milletvekili olamadı. Daha sonra 1987 yılında İstanbul’dan milletvekili seçildi ve Devlet Bakanı oldu. Devamını Oku ->
Daha öncede Ali Tezel ‘i tanıtan bir yazıyı şurada sizlere sunmuştum. O yüzden tekrar tanıtmanın üstünde durmak istemiyorum. Evet Ali Tezel bir sosyal güvenlik uzmanı ve bu konular ile ilgili websitesinde yazılar yazmaktadır. Sitesini bir çok kişi takip ediyor. Takip edenler arasında bende varım. Ali Tezel’in yazılarını Emekliler.org ‘ a kaynak göstererek copy/paste(alıntı) yapıyorum. Sadece Ali Tezel değil; Memurlar.net Memuruz.biz Resulkurt.com gibi sitelerden de faydalanmaktayım.
Her günkü gibi Ali Tezel’in sitesine girdim alıntı yapmak istedim fakat Ali Tezel sayfasını Sağ Tuş Kilidi diye tabir edilen bir kodla kitlemişti. Yani alıntı yapamıyorduk. Evet bu Ali Tezel ‘in doğal bir hakkı ama sitesinin alt(footer) kısmında “…Dökümanlar kaynak gösterilmek koşuluyla tekrar yayınlanabilir.2000 2007...” ibaresi Devamını Oku ->