Üniversite 2. sınıftayım ve bölümüm ile ilgili ilk defa somut bir iş içerisine girdim. Sistem Teknik Endüstriyel Fırınları adlı firmada Orhan (Orhan Obalı) abinin sayesinde işe başlamış oldum. Bana verilen ilk iş çizilmiş bir projenin montajlamaya çevirilmesiydi. Buda autodesk inventör programı ile yapılıyordu. Projeyi elime aldığımda sadece baktım. ilk ay, otobüste metrobüste metroda yolda kaldırımda heryerde sadece kağıdın yüzüne baktım. Çünkü ilk defa görüyordum. Sonuç itibariyle 4-5 kere yanlış çizimden sonra doğru yolu-hak yolu buldum. Ve işi tamamladım.
Buradan başta Orhan Obalı daha sonra Gökçen Gökçe ve İbrahim Yılmaz ‘a teşekkürlerimi sunuyorum. Yaptığım iş ile ilgili fotoğraflara facebook albümünden bakabilirsiniz.

Şu kız çok güze, o erkek çok yakışıklı dur bi şu daha yakışıklı galiba yok yok öteki daha güzel kız… İnsanoğlunun istekleri hiç bitmez. Aslına bakarsanız bu istekler biter ama insanına göre değişir.
bir kız ile erkek görüşürler birbirlerinden hoşlanırlar(bknz.halk dilinde: çıkarlar) ama ne olduysa ayrılık gelip çatar. Bu döngü, evlilikte son bulur. Ama her defasında birilerinin kalbi kırılır, daha önceden yaptığı şeyleri tekrarlarlar aşık olurlar, emin olurlar birbirlerine sahip olduklarına sonra sıkılırlar. Tekrar tekrar aynı şeyler.
Hayat, tatlı sevimli ve gerekli tuzaklarla doludur. Evliliğin tuzağı da aşktır. Çünkü evlilik gereklidir. Çocuğun tuzağı şehvettir çünkü gereklidir. Çalışmanın tuzağı paradır, para kudrettir ve gereklidir. Eğer bu tuzakları bilinçli bir şekilde geçersek hayatın yükünü bir nebzede olsa üzerimizden atabiliriz. Demem o ki birini eğer gerçekten severseniz onu bırakmayın ha o bırakırsa eyvallah ama sen bırakırsan hep aynı şeyler tekrarlanır durur. Aşk biter yerine iş başlar. Sabredilmezse iş bozulur ve bu serfer insanlar acıyı aşk zannederler.

Velhasılı kelam tarih tekerrürden ibarettir. Nereye kadar bu kız erkek seçme kavgaları seç birini al evine sabret acılara hayatın geçsin kimse üzülmesin. Yetmedi mi behlül?  Bu değil mi hayat. 20 yaşında gençliğimin baharında ve öğrencilik yıllarımın finalini oynuyorum.

Olaylar gerçekten şaşırtıcı. İlk başlarda adı anıldığında bir kaos olacakmış gibi oluyordu ama ne olduysa sessiz bir şekilde artık yasak kalkmış gibi. Veya göz yumuluyor şapka kanunu gibi. Yoksa Deniz Baykal’ın istifası ile bir alâkası olabilir mi? Bildiğim birşey varsa oda siyasetin mide bulandırıcı ve güvensiz bir iş olmasıdır. Şimdi arkadaş yukarıda neler oluyor bitiyor onları kestirmek çok zor ama en azından buralardan kendimizce bir kaç yorum yapabiliriz. Sevgili başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan belki de olayları biraz daha akışına bırakmıştır, Devamını Oku ->

Hayatta en büyük manevi değer nedir biliyor musunuz? Güvendir! Arabaya binerken “al sen sür” diyebiliyorsanız, karşınızdaki insana güven vermiş olursunuz. Eğer ona güvenmiyorsanız o insanın bir tinerciden hiçbir farkı yok demektir.

Dün öğle saatlerinde yeni işe başladığım bir dükkandan çıkarken patronuma çıkacağım dedim. O da bekle beraber çıkalım dedi. Sonra düşündü ve – araba kullanmayı biliyor musun? dedi. Bende evet dedim. bunun üzerine bana anahtarı verdi ve – al sen sür bende yolda çalışırım dedi. Öncelikle ben henüz 4 veya 5 kere patronla yüz yüze gelmiş ve henüz genç bir insanım. Kaldı ki bir insan diğer bir insana arabasını vermek istemez. Herneyse patronumu Atatürk Havaalanına bıraktım ve Devamını Oku ->

Nuh Tufan, İbrahim Kurban, Umur Samaz… Liste uzayıp gidiyor. Murat Menteş’in bana göre bu tarzda en güzel kitabı. Olayların birbirleri  ile bağlantıları öylesine derin ki kitabı belli sayfalardan sonra çözümlemeye başlıyorsunuz. Sıkılma olasığınız neredeyse çok az :) Çünkü yazar olayları ilginç cümlelerle ve çok hızlı bir şekilde anlatıyor ki bıraktığınız yerden hemen başlamak istersiniz. Anlat İstanbul adlı sinema filmi ile neredeyse aynı. Olaylar farklı  farklı ama bu olayların hepsi bir yerinden diğerine ara mafsallarlar bağlı. Devamını Oku ->

Afşin Kum, Ah Muhsin Ünlü, Alper Canıgüz, Emrah Serbes, Erkan Şimşek, Fatih Altınöz, Fırat Budacı, Gökdemir İhsan, Gökhan Özcan, Hakan Albayrak, Kaan Çaydamlı, Murat Menteş, Murat Uyurkulak, Murat Zelan, Onur Ünlü, Samed Karagöz, Selçuk Orhan, Selman Bayer, Şenol Erdoğan, Taha Ayar, Tayfun Salcı…

Yazarlar, şairler, yönetmenler… Kimisi üç-beş kitap yazmış… Devamını Oku - rel="nofollow">

Sayfalar :<<12345678>>...Son »