Ümraniye’de yaşayanlar bilirler Halil ve Mehmet’i. Onlarsız Ümraniye’yi düşünemiyorum. Adeta ümraniye ile bütünleşmişler. Baştaki kişi olan Halil’in el reflekslerini çocuğundan gencine-gencinden yaşlısına kadar herkes bilir. Bence Cem Yılmaz, Halil ve Mehmet’in günlük yaşantısını bir günlüğüne izlese, ilk film çektikten sonra en az iki üç film yapar onlarla ilgili. Bu konuda Cem Yılmaz’a yardımcı olabilirim. Duyrulur.

Biz onları seviyoruz . . .
(Niyetimiz kimseyi horgörmek olamaz, Olaya sadece sevgisel açıdan bakıyoruz…Yayımlanması için Halil ve Mehmet arkadaşlardan onay alınmıştır.) Devamını Oku ->

Diğer kitaplardan farklı olduğu, kitabın isminden anlaşılıyor sanırım. Nazan Bekiroğlu’nun kaleminde çıkan “La” Hz. Adem ve Hz. Havva’nın yaratılışlarını, cennetteki günlerini, yasak meyveyi ve dünya sürgününü anlatıyor.
Bugün kaçımız dünyaya bir misafir olarak geldiğimizin tam olarak şuurundayız? Ne derecede inanıyoruz ve ne derecede inandığımızı zannediyoruz? Nazan Bekiroğlu, kitabında öyle güzel açıklamış ki; insana dünya şuurunu bir kez daha hatırlatıyor. Dünyaya misafir olarak geldiğimizi ve bu hayatın elbet biteceğini açık ve akıcı bir dille bizlere sunuyor. Gerçek şu ki: kitabı okuduktan sonra dünyaya bakış açım değişti diyebilirim.

Hz. Adem yaratılırken halinde bir kötülük yoktu. Mayası özünde temizdi, iyiydi. Lakin sınav yeriydi dünya. İyiliği ve merhameti sınırsız olan, Hz. Adem’in hamuruna kötülük koymadı ama  kötülüğü taşıyabilecek bir kıvam ekledi. Sonra da bu kıvama bir parça kararsızlık, biraz unutkanlık ve epeyce de sabırsızlık ilâve etti.

Devamını Oku ->

Şu dünya penceresinden herkes gibi bizler de bakıp geçiyoruz. Zaman ne kadar çabuk geçiyor. Sür’ati gittikçe artıyor. Yaşımız ilerledikçe zamanımız daralıyor. İşimiz ve paramız çoğaldıkça, zamanımız azalıyor. Önümüzde kalan günler eksildikçe, bunların kıymetini daha çok anlıyoruz fakat ne yazık ki, artık gideni getirmeye gücümüz yetmiyor. Eskiden hep nazla geçen mevsimlerimiz, artık birer kasırga hızıyla savruluyor. Ve seneler aylar gibi, haftalar günler gibi, saatler ise birer dakika gibi geçiyor. Zaman sanki bizi itip kovalarken, kedersiz en küçük bir lezzeti bile tatmaya imkân bırakmıyor.
Dünya Sağlık Teşkilâtı’nın haberlerine göre, hergün ortalama 300.000 kişi ölmekteymiş. M.Akif Ersoy’un tabiriyle, “imiş” ile söylüyorum çünkü “anlamak uzun iş.” Evet her yaşta ölenlerin toplamı bu… Bu rakamlar içinde nice ölmeyeceğini sananlar veya ölümü bekleyenler, beklemeyenler veya başkasına “vah… vah”, kendisine ise “Allah gecinden versin” diyenler de mevcud. Ama hepsi yolcu. Kısacası hergün bir koca şehrin nüfusu kadar insan ölüyor… Devamını Oku ->

Turgut Özal’ı ne kadar tanıyoruz? Bugün Özal kim? Diye sorduğumuzda; geçmiş yıllarda cumhurbaşkanlığı yapmış bir adam ya da geçmiş yıllarda bir şeyler yapmış biri, cevaplarını alıyoruz. Halbuki Turgut Özal, Atatürk’ten sonra Türkiye için en faydalı adam olarak hizmetler yapmıştır. Aslında Özal hakkında geniş çapta bir yazı yazmayı planlıyordum fakat bugün yıldönümü olduğunda kısaca bir bahsedeyim dedim. Şu an okumakta olduğum Uğur Güzel’in Özalcılık adlı kitabın ortalardındayım. Kitabı en kısa zamanda bitirdiğim zaman bloguma yazacağım. Şu anlık fazla bir şey yazmayı uygun bulmuyorum. Hemen altta, Halil Turgut Özal’ın Biyografisi var. Bakmadan geçmeyin. Facebook Sayfası Devamını Oku ->

Bugun arkadaşım sercan(soldaki) ile kısa bir İstanbul Turu attık. Onun elinde Nikon D80, benim elimde ise D40 vardı. Beraber karşılaştırma yaptık. Ve şu sonuca vardık. Arasında belirgin fark yokta değil :) Şunu kabul etmeliyiz ki D80 nin çekim hızı ve Megapixeli yüksek bununla birlikte üzerindeki lensi de gözardı edilemez bir biçimde göze çarpıyor. D40 ta 18-55 mm lens bulunurken D80 de 18-135mm’lik lens bulunuyor. Geri kalan bir çok özelliği aynı. Şimdi diyeceksiniz neresi aynı. Evet neresi aynı? Olaya birde fiyat bazında bakalım. D40′ın sıfır fiyatı 600$ civarında. D80 ise 1300$ larda oynuyor. Birkaç özellik için bu kadar para verilmez. Bu fiyatı vereceğinize 1100$’a sirkecide hayyam pasajından D90  alabilirsiniz. Veya yine buna benzer D300 alabilirsiniz. D300S ‘in piyasaya çıkması ile birlikte D300 lerin fiyatıda düştü. Size onu tavsiye edebilirim. Zaten D80 de iso400 den sonra noise sorunu var. Çoğu profesyonel D80 modelini tavsiye etmiyor.

Daha önceden D40 kullanıyordum. Sattım onu şimdilik D90 almayı düşünüyorum. Hadi hayırlısı. Devamını Oku ->

Bazı arkadaşların hangi temayı kullanıyorsun? Demesi üzerine şu an kullandığım Evolution temasını Türkçeleştirip yayımlamaya karar verdim. Tema da sadelik ön planda. Kullanıcılar tema dosyalarını istedikleri gibi değiştirebilirler. Temanın üst bölümünde Rss ve Abonelik bölümü var. Yan menüsünde ise Tablar var. Alt kısmı ise üç ana bölümden oluşturulmuş. Bu üç bölüm Bileşenlerden değiştirilebilir.

Temayı kurmak için evolution klasörünü wp-contet/theme klasörü içine atın. aynı klasörle birlikte indirdiğiniz plugins(eklentileri)  wp-contet/plugins klasörü içine atın. Ve keyfini çıkarın.
Not: Tema ile ilgili  her türlü sorularınızı bana iletirseniz çözümleme noktasında size yardımcı olabilirim.
Devamını Oku ->