Ölüm, Ömer Fatih Yılmaz’ı da Bulur Mu?
Şu dünya penceresinden herkes gibi bizler de bakıp geçiyoruz. Zaman ne kadar çabuk geçiyor. Sür’ati gittikçe artıyor. Yaşımız ilerledikçe zamanımız daralıyor. İşimiz ve paramız çoğaldıkça, zamanımız azalıyor. Önümüzde kalan günler eksildikçe, bunların kıymetini daha çok anlıyoruz fakat ne yazık ki, artık gideni getirmeye gücümüz yetmiyor. Eskiden hep nazla geçen mevsimlerimiz, artık birer kasırga hızıyla savruluyor. Ve seneler aylar gibi, haftalar günler gibi, saatler ise birer dakika gibi geçiyor. Zaman sanki bizi itip kovalarken, kedersiz en küçük bir lezzeti bile tatmaya imkân bırakmıyor.
Dünya Sağlık Teşkilâtı’nın haberlerine göre, hergün ortalama 300.000 kişi ölmekteymiş. M.Akif Ersoy’un tabiriyle, “imiş” ile söylüyorum çünkü “anlamak uzun iş.” Evet her yaşta ölenlerin toplamı bu… Bu rakamlar içinde nice ölmeyeceğini sananlar veya ölümü bekleyenler, beklemeyenler veya başkasına “vah… vah”, kendisine ise “Allah gecinden versin” diyenler de mevcud. Ama hepsi yolcu. Kısacası hergün bir koca şehrin nüfusu kadar insan ölüyor…
Bunlar arasında ölümü unutanlar da yok muydu dersiniz? Ama ölümün onları unutmadığı bir gerçek.. Evet ölüm, hiç umulmadık bir anda kapımızı çalıyor. Ya kalbimizi sıkıyor, ya bir damarımızı tıkıyor. Ya da yeni bir elbisemizi giyerken bir ayna karşısında veya otomobilimizi sürerken yakalıyor bizi. Kısacası ahirete giden yollar o kadar çok ki saymakla bitmez, neticede hepsi oraya çıkar.
Evet önümüzdeki günlerde de yine yüzbinlerce insan ölecek, bir yandanda ölüm meleği vazifesi gereği can almaya devam edecek… Ömrümüzün uzatılması için yapılan çalışmalar da devam edecek. Geçen günler de gösteriyor ki, hayat var olduğu müddetçe, ölümün sonu gelmeyecek ve ölüm öldürülemeyecektir…
Bir söz vardır hani ” Ölüm meleğinin bizi nerede beklediği belli değil, iyisi mi biz onu her yerde bekleyelim.” Ama elbetteki ona hazır bir vaziyette… Tüm bu bilgilere göre ölüm beni de bulur sanırım…

















serdar | Şu tarihte Nisan 20th, 2009 ve şu saatte 13:58 gönderildi.
Evet ölüm bir gün seni bulacak Fatih, ama telaşa gerek yok çünkü;
Ölüm güzel şey,
Budur perde ardından haber…
Hiç güzel olmasaydı
Ölürmüydü peygamber?
enemehmet | Şu tarihte Nisan 20th, 2009 ve şu saatte 15:41 gönderildi.
Bulur hocam senide bulur bizide bulur…Dua ile…
rabia | Şu tarihte Nisan 20th, 2009 ve şu saatte 18:54 gönderildi.
her canlı gibi ölüm seni de bulacak birgün tabi ama sırayla ..
Allah gecinden versn :) sonucta; Her nefis ölümü tadacaktır ;)
yorumcu | Şu tarihte Nisan 24th, 2009 ve şu saatte 16:55 gönderildi.
mevlana derki ölüm düğün gecesidir.o düğüne davetliler katılır.davetliler de eli boş gelmez.güzel giyinirler.
hakan | Şu tarihte Temmuz 15th, 2009 ve şu saatte 13:43 gönderildi.
Arkadaşlar ölüm gereklide … Hazırlanmakta gerekli
bir fani işte... | Şu tarihte Ağustos 14th, 2009 ve şu saatte 20:00 gönderildi.
ÖLÜME NİŞANLIYDIM DÜNYAYA GELDİĞİMDE…Fazla söze ne hacet…nişanlılık dönemi bitince düğün günü gelir çatar…ölüm geldiğinde ise müminlerin düğün günü gelmiş olur…insan düğünden hiç kaçar mı?..kaçamaz ki hatta sevdiğine kavuşuyor diye gülerek bile gider…işte müminlerin ölümü böyle olur…Aslında çok şey yazacaktım ama kelimler içinde kayboldum:) gidip gidip geliyorlar…neyse..Rabbim herkese hayırlı ölümler nasip etsin..AMİN AMİN.
merve | Şu tarihte Eylül 3rd, 2009 ve şu saatte 00:43 gönderildi.
Bence farkında olmalı insan bir damlacık sudan yaratıldığını farketmeli en sonunda da bir metrekarelik yere sığmak zorunda kalacağını farketmeli we ona göre yaşamalı dünyada misafir olduğunu gün gelince bu misafirliğin biteceğini de farketmeli…
The Hocca | Şu tarihte Aralık 1st, 2009 ve şu saatte 00:04 gönderildi.
Ecel kapını çaldığı vakit evi telaşa verme,o geldiği zaman sen çoktan gitmiş olacaksın!!!
Bize ölümü ve huzuru hatırlatma görevini yerine getirdiğin için çok teşekkürler…Gerçekten zaman daralıyor bunu hissedebiliyorum…