Nazan Bekiroğlu – La !

Tarih 25 Nis, 2009  | 2.084 izlenme |   Kategori: Kitap | | Paylaş

Diğer kitaplardan farklı olduğu, kitabın isminden anlaşılıyor sanırım. Nazan Bekiroğlu’nun kaleminde çıkan “La” Hz. Adem ve Hz. Havva’nın yaratılışlarını, cennetteki günlerini, yasak meyveyi ve dünya sürgününü anlatıyor.
Bugün kaçımız dünyaya bir misafir olarak geldiğimizin tam olarak şuurundayız? Ne derecede inanıyoruz ve ne derecede inandığımızı zannediyoruz? Nazan Bekiroğlu, kitabında öyle güzel açıklamış ki; insana dünya şuurunu bir kez daha hatırlatıyor. Dünyaya misafir olarak geldiğimizi ve bu hayatın elbet biteceğini açık ve akıcı bir dille bizlere sunuyor. Gerçek şu ki: kitabı okuduktan sonra dünyaya bakış açım değişti diyebilirim.

Hz. Adem yaratılırken halinde bir kötülük yoktu. Mayası özünde temizdi, iyiydi. Lakin sınav yeriydi dünya. İyiliği ve merhameti sınırsız olan, Hz. Adem’in hamuruna kötülük koymadı ama  kötülüğü taşıyabilecek bir kıvam ekledi. Sonra da bu kıvama bir parça kararsızlık, biraz unutkanlık ve epeyce de sabırsızlık ilâve etti.

Nazan Bekiroğlu’na, diğerlerinden çok farklı ve oldukça anlamlı olan kitabı için teşekkürimizi sunuyoruz.

mavi marmara, 31 mayıs, özgürlük filosu, freedom flotilla

Bu girdiye toplam 3 yorum yapılmış

  1. FESİH YILMAZ  |   Şu tarihte Mayıs 14th, 2009 ve şu saatte 14:49 gönderildi.

    Bu kitabı yeni bitirdim. Yazarın kendi havasında olayı anlatması gerçektende çok güzel. Kitabı son sayfasına kadar büyük bir zevkle okudum Kesinlikle tavsiye ederimmmmmmm………

  2. kedice  |   Şu tarihte Ocak 18th, 2010 ve şu saatte 11:15 gönderildi.

    mükemmel bir konusu var.. anlatım harika ancak “envar-ül aşıkin” okuduktan sonra bu kitap özet gibi geldi..

  3. Rumeysa  |   Şu tarihte Ağustos 17th, 2010 ve şu saatte 12:29 gönderildi.

    Kitabın ismi çok çekici..
    La “yok” anlamında..
    Muhakkak bir yerden temin edip okurum diye düşünürken kitaptan sunulan birkaç cümle sendeletti beni..acaba dedim..neden bu tarz kitaplarda mübarek kişilerden bahsedilirken önüne Hz. sıfatını koymaktan aciz bu yazarlar..elif şafak’ın Hz.Mevlana Celaleddin Rumi demesi gerekirken rahatca babasının oğluymuş gibi Mevlana demesi buna bir misal..şayet bu kitaptada öyleyse..buna üzülürüm..