Misket

Tarih 3 Ara, 2009  | 496 izlenme |   Kategori: Kısa Kısa | | Paylaş

Oradan oraya giderken insan hayatı düşünüyor. Çocukluğunu, nereden nereye geldiğini, unuttuğu anıları… Büyüdüğünü, yaşlandığını hissediyor. Çocukken küçücük şeyler bize ne büyük mutluluk verirdi. Şimdi istediğimizi yapmak elimizde ama her nedense bizi mutlu eden şeyler gittikçe azalıyor. İşte suların içine batacağı söylenen bir kente tepeden bakarak yenen bir yemek, bir kadının söylediği unutulmaz şarkılar, hiç beklenmedik karşılaşmalar… Tanımadığım bir sokakta yürürken birdenbire onunda yanında olmasını istediğin, içinin ürperdiği kısacık bir an… Bir yerlerden istemsiz çıkıp geliveren bir yüzün, tutmak istersen de silinip gittiği o kısacık an…

Bir yandan bunlar, insanın kendi kendine kaldığı,trenin camlarından yabancı hayatların akıp gittiği, geride kaldığı bir anda uzaklara giderken aynı anda kendi içine, kendi geçmişine yaptığı yolculuğun silik, tarifsiz duygusu, öte yandan sorumluluklar, görevler, bekleyenler… Gördüğüm ne varsa hayalimde senin yanına koyuyorum, senin üstüne giydiriyorum, senin eline alıp baktığını düşünüyorum, senin dokunmanı istiyorum… Bu küçük aynaya baktım ama kendimi değil senin yüzünü gördüm içinde… Kendine iyi bakacağını bildiğim halde, kendine iyi bak …   (Baş Ucumda Müzik – Kürşat Başar | Sayfa 146,147)

Related posts:

  1. Bir Nefs-i emmâre Oyunu – Kısmet! Yıllardan beridir erkekler ile kadınlar arasında hep bir bakışma vardır....

Related posts brought to you by Yet Another Related Posts Plugin.

Bu girdiye yorum yapılmamış