2007 yılında Armutlu tatil köyüne gittiğimde fotoğrafta görülen plajın genişliği yaklaşık 16 metre civarında idi. Ama şimdilik bu mesafe 8 metreye kadar inmiş. Sorumsuzluk mu doğal bir olay mı bilinmez ama böyle bir olayın tatil merkezinde yaşanması pek içaçıcı değil. Tatil dedinizmi akla ilk deniz gelir. Sahil kumsal. Bunlar olmazsa ha havuza gittin ha başına su dökmüşler farketmez. Demem o ki bu sene ki Armutlu tatil köyünü sevmedim. Kumsal daha temiz olmalı, midyeler ve yosunlar Devamını Oku ->

İstanbul denildiğinde aklımıza güzel şeyler gelir. Örneğin; tarihi dokusu, kültürü ve doğal güzellikleriyle bulunmaz bir şehirdir. İstanbul’umuzun bu güzellikleri yanısıra, bazı sorunlarıda vardır. Bunların başında ulaşım ilklerde yerini korumaktadır.
Ulaşım İstanbul’da çoğunlukla karayoluyla sağlanmaktadır. Karayolu ulaşımında kazaların çok olması sürücü hataları, asfalt bozuklukları gibi örnekleri çoğaltabileceğimiz nedenlerden oluşmaktadır ve kazalar insanlara büyük sıkıntılar vermektedir. Metrobüs‘ün gelmesiyle İstanbul trafiği çok rahatlamış, metrobüsü kullananlar için mesafeler arası çok kısa sürede aşılmış olması İstanbul ulaşımı için çok güzel olmuştur.
Ancak yabancı ülkeden alınan Phileas marka metrobüslerin fiyat açısından pahalı olması yanı sıra kullanışsızlığı da göze çarpmaktadır. Tanesi 1.2 milyon euro dan, 50 adet otobüs  60 milyon euro Devamını Oku ->

posta_gazete_omerfatihyilmaz Medya her zaman çoğu şeyleri etkiler olmuştur. İyi yönde veya kötü yönde ama Türkiye’de büyük bir çoğunluğu kötü yönde olduğu kesin. Başta televizyon olmak üzere yayın organlarından büyük bir ahlâki çöküntü dalgaları almaktayız. İyi olanlarıda yok değil.
Gazete nedir? Çok zor bir soru olmaması gerek, gazete; bir gün öncesindeki olayları ve o olaylardan sonra neler olacak gibi konuları ele alır. İçinde günlük yazılar ve yazarların yorumları olur. Solda gördüğünüz, her nekadar kendilerini gazeteden saysalar bile ben onları gazetegillerden saymayacağım, “Posta Şeysi” , Türkiye’nin durumunun ne kadar bozulduğunu gösteriyor. Fotoğrafın üzerini tıklarsanız daha rahat bir şekilde görebilirsiniz. Hemen sağ tarafta güzel ve şehvetlendirici bir kadın, arkasında bir erkek. Sol tarafta ise Türkiye genel kurmay başkanının resmi, alt çaprazında ise Recep Tayiip Erdoğan altında da Deniz Baykal. Tam ortada ise bir anne ve mezar. Daha fazla açıklamaya gerek yok sanırım. Devamını Oku ->

domainnameYaklaşık iki haftadan beri blogum kapalı idi. Nedeni ise tabiki hosting firması. Tam 1 ay önce yenileme talebinde bulundum ve kartımdan bir adet domain parası çekildi. Ama süremi uzatmadılar. Firma yetkililerine nedenini sorduğumda ise -bizim 6 aydan beri kart ile alışverişimiz kapalı nasıl olur ki? (!) cevabını aldım. Bende benim mail adresime gönderilen fatura ID’sini gösterdim ardından ekstreyi gönderdim. Bakacağız diyorlar tık yok. En sonda sitemin günü bitti ve beklemeye alındı.
Bu kadar emek verdiğiniz  sitenizin kapanması çok acı bir durum. Neyseki başka bir firmaya ismimi transfer ettim. O çin malı hosting Devamını Oku ->

Önceleri de düşünmüştüm facebook hesabımı dondurmayı ki ara ara kapatıp bir daha açıyordum. Neyse ki dün itibariyle kapatmış bulunmaktayım. Bunun nedeni ise çok amele kaynadığından değil :) Artık amele olduğumu farkettiğim için (ha ha).
facebook_omer_fatih_yilmazSosyal bir alan diye tabir edilen facebook aslında büyük bir aldatma! Tamam eski arkadaşlarımızı bulduk da bu video paylaşma da neyin nesi? Tıpkı forum siteleri gibi: Elemanlar akşama kadar sağdan soldan çaldığı yazıları konu diye forumlara yazıyorlar. Bir çok sitede olan bu yazılar google tarafından farkedilip arama sonuçlarında en altlara kadar indiriliyor. Bu bağlamda facebook’ta her nekadar buna benzer olmasa da aynı şeyi yapıyor. Videolar yayımlamakla insanların dikkatini çekmeğe çalışıyor ki insanlarımız google kadar akıllı değil. Bu aldatmayı farkedemiyorlar. Ve  gece gündüz ve yatsı facebook’a giriyorlar. Ha emin olun ki bunların %50′si facebook’tan zevk almadığı halde giriyor. Ya eski çıktığı kıza bakıyordur , acaba yeni paylaşmış? Yeni fotoğraf eklemiş mi? Yada başka boş nedenlerden Devamını Oku ->

travian Travian‘ı duymayananız yoktur eminim. Birçok reklam veren sitelerde rastlamışsınızdır. Bende merak ettim acabu ne diye. Bir girdim, hay girmez olaydım bu ne? diye kendi kendime sormadan edemedim. Oyun öylesine bağımlılık yapıyor ki, neredeyse premıum yani plus seçenekleri tıklayıp para vericem. Şimdi şöyle oyunda hızlı ilerlemek ve birçok  fonksiyonu daha rahat kullanabilmek için 2€ ya 20 altın gibi promosyonlar var. İnsan oynadıkça oynayası geliyor.
Şimdi benim iki kardeşim var, bunların ikiside speed travian da oynuyor. Küçük olanı gündüzleri girip millete saldırıyor ama sabahtan akşama kadar bilgisayar başında. Diğer kardeşim, ondan büyük olanı, geceleri cep telefonundan girip sabaha kadar millete saldırıyor. Yav arkadaş bu nedir ya? Bir oyuna böylesine bağlanılır mı? Tabi bizde küçüktük bizde oyun oynadık ama dönmesini de bildik. Her neyse sözgelimi bu oyunun sonu yok ve zamanınızın nasıl geçtiğini anlayamazsınız. Devamını Oku ->

Sayfalar :12>>