<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ömer Fatih Yılmaz &#187; Konuk Yazar</title>
	<atom:link href="http://www.omerfatihyilmaz.com/etiket/konuk-yazar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.omerfatihyilmaz.com</link>
	<description>Sıradan Bir Şey mi ?        /      2.0</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Jan 2012 16:02:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Mart 1917 Beylerbeyi Sarayı &#8211; Konuk Yazar</title>
		<link>http://www.omerfatihyilmaz.com/mart-1917-beylerbeyi-sarayi/</link>
		<comments>http://www.omerfatihyilmaz.com/mart-1917-beylerbeyi-sarayi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Dec 2010 21:17:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>OFY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Abdulhamid]]></category>
		<category><![CDATA[Beylerbeyi sarayı]]></category>
		<category><![CDATA[Hatıra defteri]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan Abdülhamid Han]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.omerfatihyilmaz.com/?p=2319</guid>
		<description><![CDATA[Bir şey daha ortaya çıktı ki: DÜNYADA YALNIZIZ. Düşman vardır, fakat dost yoktur! Salip, her zaman müttefik bulabilmekte, fakat Hilâl, her zaman yalnız kalmaktadır.(Osmanlıdan menfaat bekleyenler ona dost görünmekte, fakat umduğunu bulamadığı zaman, hemen düşman kesilmektedir. Ben de siyasetimi bu esas üstüne kurdum. Düşmana, düşmanın silâhı ile gitmek şarttı!. Osmanlı ülkesinin o yıllarda hangi buhranların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="lightbox" href="http://www.omerfatihyilmaz.com/wp-content/uploads/2010/12/sultan_abdulhamid_han.jpg" rel="nofollow"><img class="size-full wp-image-2320  alignleft" title="sultan_abdulhamid_han" src="http://www.omerfatihyilmaz.com/wp-content/uploads/2010/12/sultan_abdulhamid_han.jpg" alt="" width="279" height="362" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Bir şey daha ortaya çıktı ki: DÜNYADA YALNIZIZ. Düşman vardır, fakat dost yoktur! Salip, her zaman müttefik bulabilmekte, fakat Hilâl, her zaman yalnız kalmaktadır.(Osmanlıdan menfaat bekleyenler ona dost görünmekte, fakat umduğunu bulamadığı zaman, hemen düşman kesilmektedir. Ben de siyasetimi bu esas üstüne kurdum. Düşmana, düşmanın silâhı ile gitmek şarttı!. Osmanlı ülkesinin o yıllarda hangi buhranların içinde olduğunu kısaca anlattım. Şimdi o yıllarda dünyanın ne hallerde olduğunu da kısaca anlatmalıyım ki, otuz bu kadar yıl güttüğüm politikanın mesnedleri (dayanak) ortaya çıksın. Tahta geçtiğim yıllarda dış politikada ilk gözüme çarpan şey, Prusya&#8217;nın Fransa&#8217;yı yendikten sonra Alman birliğini kurmuş olması oldu. Muktedir bir devlet adamı olan Bismark, küçücük Prusya&#8217;dan koskoca bir Almanya çıkarmasını bilmişti. Birkaç yıl içinde doğup gelişiveren bu Devlet, Avrupa kuvvetler dengesini bozmuş, bütün Devletlerin dış politikalarında büyük değişiklikler gerektirmişti. O zamana kadar <span id="more-2319"></span>İngiltere ile yarışan Fransa bu yarışı bırakmadı ise de hafifletti. Kendi güvenliğini sağlamak için Ruslarla anlaşma yollarını aramaya başladı. Bu yüzden bizimle yürüttüğü politikayı yeni baştan gözden geçirdi.</p>
<p style="text-align: left;">Nitekim bu korku yüzünden hemen daima Osmanlı ülkesindeki ihtilâflarda sürekli olarak Rusları desteklemiştir. Ruslar da Batı&#8217;da kuvvetli komşuları Almanların hesabını yapmaya başladılar. Avusturya, dostu düşmanı karıştırarak politikasını yeniden kurdu. Yalnız İngiltere, adalarına ve üstün donanmasına güvenerek Bismark Almanyasiyle pek ilgilenmedi. Hattâ bundan yararlanarak öteki Avrupa devletlerinin kendi güvenlikleriyle uğraşmasını fırsat bilip Akdeniz&#8217;de Osmanlı toprakları üzerinde ve Asya&#8217;da, yeni haklar sağlamak yolunu tuttu. Gladiston «Yapabildiğini yap, kazanabildiğini kazan» politikasiyle cihangir bir devlet kurma yolundaydı. Benim tahta çıktığım yıl, İngilizler Hindistanı ele geçirmişlerdi. Bir yandan Hind yolunun güvenliğini sağlamaya gayret ediyorlar, bir yandan Çin&#8217;e, Orta Asyaya girmeğe çalışıyorlardı. Ruslar da bu yıllarda gözlerini Orta Asya&#8217;ya çevirdiler. Bu yıllarda Fergana&#8217;yı alarak Hotant Hanlığı&#8217;nı ele geçirdiler.<br />
Amerika&#8217;da genç ve kuvvetli bir devlet doğmuştu. İspanya, müstemlekelerinden (sömürgelerinden) sürekli olarak çıkarılıyordu. Dünya yahudileri teşkilâtlanmıştı. Mason Locaları yolu ile «Arz-ı mev&#8217;ud»un peşine düştüler. Bunlar daha sonra bana da gelmiş ve Filistin&#8217;de Yahudileri yerleştirmek için büyük paralar karşılığı benden toprak istemişlerdir. Tabii red ettim.</p>
<p style="text-align: left;">Apaçık görüyordum ki, Avrupa&#8217;nın büyük devletleri kendi aralarında dünyayı bölüşmeye çıkmışlardı. Bölüşülecek ülkeler arasında Osmanlı mülkü de vardı. Ben bu kuvvetlerin önünde tek başına duramazdım. Gücümüz yetmezdi. Yapabileceğim tek şey, aralarındaki rekabetten yararlanıp, her birine daha büyük lokma ümidi dağıtarak birini ötekine düşürmekten ibaretti. Yine apaçık görüyordum ki, Almanya&#8217;nın kurulmasıyla bozulan Avrupa dengesi, eninde sonunda bu büyük devletleri birbirine düşürecekti. Eğer o güne kadar memleketimi parçalanmaktan kurtarabilirsem, o çatışma koptuğu zaman, kümelenmelerden birine katılıp öteki tarafı kırmakla varlığımızı koruyabilirdim. Bunun ne zaman olacağı belli değildi ama, bana uzak da görünmüyordu. Almanların her yıl biraz daha güçlenmesi, Fransızları, Rusları olduğu kadar İngilizleri de tedirgin etmeğe başlayacağım görüyordum. Bunun sonu birbirleriyle kapışmak ve hesaplaşmak olacaktı. Nasıl bir yol tutacağımı dikkatle araştırdım.</p>
<p style="text-align: left;">Büyük Devletlerin İstanbul&#8217;da yaptıkları konferans sırasında görmüştüm ki bunların niyetleri, iddia ettikleri gibi Hıristiyan tebanın hukukunu temin değil, önce muhtariyetlerini, sonra İstiklâllerini temin suretiyle Osmanlı ülkesini parçalamaktır. Bunu, iki surette temin etmeğe çalışmaktadırlar. Birincisi, Hıristiyan ahaliyi ayaklandırıp ortalığı karıştırmak ve böylece bunlara arka çıkmak.. İkincisi, bizi kendi aramızda parçalamak için Meşruti İdareyi getirmek&#8230; Her iki gayeleri için de aramızda kolayca taraftar bulabiliyorlardı. Meşruti İdarelerin bir millî vahdet halinde bulunan ülkelerde kolayca işlediğini, böyle bir vahdet içinde olmayan ülkelerin bu idareye itibar etmediğini fark edemeyen bazı Türk münevverleri, maalesef düşmanların ekmeklerine yağ sürmekteydiler. Ben bu ihanetlerin ve ayaklanmaların içinden ülkemi nasıl çıkarabilirdim?.. Yine İstanbul Konferansı göstermişti ki, Abdülaziz Han&#8217;ın Orduyu ve Donanmayı güçlendirme yoluna girmesi, büyük devletleri telaşlandırmış ve bu teşebbüs hayatına mal olmuştu. Daha sonra kopan Rus muharebesi Ordunun güçlendiğini ortaya koymuştur. Eğer hanedana başkaldıran subaylar ve hanedana bağlı subaylar meselesi olmasaydı. Rus ordularını durdurabilecek ve zaferi kazanabilecektik. Demek Orduya verilen emekler boşa gitmemişti. Buna karşılık bu muharebe, Donanmanın sayı üstünlüğüne rağmen bir iş göremediğini de ayrıca ortaya koymuştur Çünkü bizim gemilerimizin hemen hepsinde İngiliz çarkçıbaşıları vardı. Bu, donanma İngilizlerin elindeydi demektir. Bu çarkçıbaşıların bazılarını muharebenin başında değiştirmek istediğimiz zaman, İngiltere Elçisi saraya koşmuş ve bu teşebbüsün İngiltere&#8217;ye itimadımız olmadığı biçiminde yorumlanacağını açıkça söylemekten çekinmemişti. Öyleyse, bir donanmamız yok demekti. Çünkü bu donanma, hem Fransızlarla, İngilizleri bize düşman ediyor, hem savaşta bir işe yaramıyordu. Faydası olmayan, fakat mazarratı olan birşeyi muhafaza etmek aklın icabı dışındadır. Donanmayı Halic&#8217;e çektirdim ve böylece Fransız ve İngilizlere, Akdeniz&#8217;de kendileri ile boy ölçüşmeye niyetimiz olmadığını anlatmış oldum.</p>
<p style="text-align: left;">Gerçekten bu tedbir uzun süre İngilizleri ve Fransızları bizimle uğraşmaktan uzak tutmuştur. Buna karşılık Ordunun yeni silâhlarla donanmasına ve yeni harp sanatına uygun hazırlanmasına hız verdim, büyük bir asker olan Wander Goltz&#8217;u İstanbul&#8217;a getirdim. Yarın kopacağını umduğum ve beklediğim savaşta denizlere hakim devletle bir olursam, ordularım onun işine yarayacak, donanması da benim işimi kolaylaştıracaktı ve üstelik elimde, dövüştüğüm milletin harp oyunlarını çok iyi bilen bir ordum olacaktı. Abdülaziz Han&#8217;ın hal&#8217;inde donanma işe karıştı da onun için Abdülhamit donanmayı battal etti derler, yalandır. Ben bir Padişahın iki parça gemi ile tahttan düşmeyeceğini herkesten fazla bilirim. Biraderim Murad&#8217;ı tahttan indirdikleri zaman ortada gemi mi vardı, top mu? Bu cehaleti bana yakıştıranlar, sadece kendi cehaletlerini ortaya koymuş olurlar. Evet, benim Avrupa devletleri ile bir başıma boğuşmaya gücüm yoktu ama, Rusya gibi, İngiltere gibi Asya&#8217;da birçok Müslüman ahâliyi idareleri altına almış büyük devletler de benim hilâfet silâhımdan ürküyorlardı. Bu yüzden, Osmanlının işini bitirmek noktasında anlaşabilirlerdi.! Ben «Beklediğim güne» kadar bu silâhı hudutlarımın dışında kullanmamalıydım. Çünkü böyle bir teşebbüs, ne din kardeşlerimizin işine yarayacak, ne ülkemin yararına olacaktı. Hilafet kuvvetimi, memleketimin huzuru ve birliği için kullanmaya, dışardaki din kardeşlerimizi de her ihtimale karşı sağlam tutmaya karar verdim.&#8221;</p>
<p style="text-align: left;"><strong> Sultan II. Abdülhamid Han</strong></p>
<h3>Tevâfuk Yazılar</h3>
<ul class="related_post">
<li>05 Şubat 2011 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/sultan-2-abdulhamid-han-ve-filistin/" title="Sultan 2.Abdûlhamid Han Ve Filistin" rel="nofollow">Sultan 2.Abdûlhamid Han Ve Filistin</a></li>
<li>17 Kasım 2010 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/turkiye-ve-balon-ekonomi/" title="Türkiye ve Balon Ekonomi" rel="nofollow">Türkiye ve Balon Ekonomi</a></li>
<li>02 Temmuz 2010 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/mavi-marmara-unutma-unutturma/" title="Mavi Marmara &#8211; Unutma Unutturma!" rel="nofollow">Mavi Marmara &#8211; Unutma Unutturma!</a></li>
<li>12 Şubat 2010 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/yalnizlik/" title="Yalnızlık" rel="nofollow">Yalnızlık</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.omerfatihyilmaz.com/mart-1917-beylerbeyi-sarayi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yalnızlık</title>
		<link>http://www.omerfatihyilmaz.com/yalnizlik/</link>
		<comments>http://www.omerfatihyilmaz.com/yalnizlik/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 12:13:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>OFY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Gök]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Gök]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet_gok]]></category>
		<category><![CDATA[Stress]]></category>
		<category><![CDATA[Yalın]]></category>
		<category><![CDATA[Yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.omerfatihyilmaz.com/?p=2056</guid>
		<description><![CDATA[Yalnızlık çilesidir insanın ve düşünmektir inadına. Var olmaktır yalnızlık hiç yokluktan türeyerek&#8230; Düşünmektir yalnızlık. Dik durmak ve başka aşklara yeni keşiflere ve ayrı limanlara yolculuktur. Uçumurumun kenarından atlayıp bir dalda asılı kalmaktır. Ve kimse yokken değil en mahrem kalabalıklarda boğulmaktır yalnızlık. Kendi korkularını kederlerini önyargılarını tüm dert ve kederleri içine atmaktır. Acıyla yoğrulmak ve yoklukların güncesini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="lightbox" href="http://www.omerfatihyilmaz.com/wp-content/uploads/2010/02/yalnızlık.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2060" title="yalnızlık" src="http://www.omerfatihyilmaz.com/wp-content/uploads/2010/02/yalnızlık-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Yalnızlık çilesidir insanın ve düşünmektir inadına. Var olmaktır yalnızlık hiç yokluktan türeyerek&#8230;<br />
Düşünmektir yalnızlık. Dik durmak ve başka aşklara yeni keşiflere ve ayrı limanlara yolculuktur. Uçumurumun kenarından atlayıp bir dalda asılı kalmaktır. Ve kimse yokken değil en mahrem kalabalıklarda boğulmaktır yalnızlık. Kendi <em>korkularını</em> kederlerini önyargılarını tüm dert ve kederleri içine atmaktır. Acıyla yoğrulmak ve yoklukların güncesini tutmaktır onun adı. Sevinmek üzülmek sabretmek öfkelenmektir yalnızlık, tüm tezat hislere inat&#8230;<br />
Kitap gibidir yalnızlık. Okuyucusuna canhıraşça yaklaşıp hiç konuşmadan onu bölmeden acısıyla tatlısıyla  kabullenir onu. Kendin susarak içten konuşarak  haykırmaktır yalnızlık. Tüm yarım kalmışlık yaftasını arkamıza attığımızda ve zamanın tadını çıkarmak için dertlere pehlivanca kafa tutarak onlarsız kalmaya alıştıgımızda dertsiz kedersiz üzüntüsüz yaşamayı farkettiğimizde anlarız yalnızlığın aslında bir başına yalnız kalmak olmadığını<span id="more-2056"></span><br />
dille susarak kendi içinde kelime sarraflığı hitabet ustalığı harflerin efendisi mana denizinin kaptanı deryası olmaktır yalnızlık &#8230;<br />
aşık olmayana yalan ve safsatalarıyla kuru bir kelimeden ibarettir aşk.aşık olmayan bunu anlamaz  aşık olansa anlatamaz.işte kelimelerin hükmünü yitirdiği yerde söze dökülemeyen duydulardır yalnızlık aşkı. cici bici şeker şerbet ne etliye ne sütlüye bulaşan onca kuru laf değildir yalnızlık .<br />
Yalnızlık yeryüzündeki en eski en dirençli gelenektir. Yalnızlık dışlanır ama dışlayamaz.yalnızlık incinir ama incitemez. Yalnız olunca anlarsınız bu hisleri ve yüreğiniz kadife bir keseye dönüşür;içinde sırma bir yumakla ve size:sen  bu yufka yürekle kimseye kıyamazsın diye seslenir ve öyledir de galiba &#8230;<br />
Ve tüm bunlara rağmen sırf yalnız kalmak için sende katılırsın acemi yalnızların safına ve anlarsın ki hepimiz aslında YALNIZIZ…</p>
<h3><strong>Konuk Yazar <a href="http://www.facebook.com/profile.php?id=1044671158&amp;ref=ts" rel="nofollow">Mehmet Gök</a>:</strong></h3>
<p><strong><a rel="lightbox" href="http://www.omerfatihyilmaz.com/wp-content/uploads/2010/02/mehmet_gok.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2057" title="mehmet_gok" src="http://www.omerfatihyilmaz.com/wp-content/uploads/2010/02/mehmet_gok-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a><br />
</strong><br />
<h3>Tevâfuk Yazılar</h3>
<ul class="related_post">
<li>26 Aralık 2009 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/huzun/" title="Hüzün" rel="nofollow">Hüzün</a></li>
<li>13 Aralık 2009 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/ask-2/" title="Aşk" rel="nofollow">Aşk</a></li>
<li>05 Ekim 2009 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/metrobus/" title="Metrobüs" rel="nofollow">Metrobüs</a></li>
<li>09 Ağustos 2009 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/kuslar-sahin-arslan/" title="Kuşlar &#8211; Şahin Arslan" rel="nofollow">Kuşlar &#8211; Şahin Arslan</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.omerfatihyilmaz.com/yalnizlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hüzün</title>
		<link>http://www.omerfatihyilmaz.com/huzun/</link>
		<comments>http://www.omerfatihyilmaz.com/huzun/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Dec 2009 16:22:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>OFY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[Gök]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün ile ilgili yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Gök]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet gök Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.omerfatihyilmaz.com/?p=2002</guid>
		<description><![CDATA[Her şey paylaşılabilir onun dışında. Çünkü herkesin hüznü kendinedir. O anlatılmaz, tarif edilemez hatta yaşanamaz, sadece hissedilir. Bir kaçıştır hayat habire gerilim, heyecan, hezeyan; habire kaçıştırmacayla doludur. Yolculuk yaparız uzak yerlere. Seyahat ederiz yar diyarına. Ama farkında olmayız bazen neyden ve neden kaçtığımızın. Bazen bir bavulla kaçarız eşyalarla doludur; bazen bir resimle kaçarız yol sevginin yoludur; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her şey paylaşılabilir onun dışında. Çünkü herkesin hüznü kendinedir. O anlatılmaz, tarif edilemez hatta yaşanamaz, sadece hissedilir. Bir kaçıştır hayat habire gerilim, heyecan, hezeyan; habire kaçıştırmacayla doludur. Yolculuk yaparız uzak yerlere. Seyahat ederiz yar diyarına. Ama farkında olmayız bazen neyden ve neden kaçtığımızın. Bazen bir bavulla kaçarız eşyalarla doludur; bazen bir resimle kaçarız yol sevginin yoludur; ama aslında sadece kendimizden kaçarız ve kendimizden kaçtığımızın farkına bile varamayız…<br />
Amaca giden yolda araçtır hüzün; lakin sevgiye giden yoldaysa kaçınılmazdır gerçekler. Bu yolun sonu yoktur bir yere varılmaz bu yolda.  Ama yol değiştirir ve yoğurur bizi başka yolculuklara vesile kılarak.<br />
Hüzün; bir tesadüfler yumağıdır aslında arabada, evde, işte, yolda, alışverişte, televizyon izlerken maç seyrederken, kitap okurken, radyo dinlerken, şarkı söylerken rastlar bize denizin mavi çocuğu hüzün. Bazen, kimi zaman, bir gün, her gün, çoğu zaman ve daha adını sayamadığım nice zamirlerle çıkar karşımıza ama çoğu zaman ağlarken rastlar ve ağlarken mi hüzünleniriz yoksa hüzünlenirken mi ağlarız anlam veremeyiz bir türlü bu ikirciğe. Ama gülerken de rastlar bize hüzün ve adı acıya gülmektir. Tuttu mu yakamızdan seyr-i cefasını çektirmeden bırakmaz ve tüm köhne his vaveylasından sonra da şehr-i hüzün çöker bağrımızın kuytusuna ki usulca dokunur ama çok yakar canımızı acıya inat…<span id="more-2002"></span></p>
<p>Hüzün yıllarca sevgiliye hasretle yanmaktır<br />
Kapısına sevgi ve vuslatla dayanmaktır<br />
Hüzün düş bahçesinde duran ıslak oturaktır<br />
Hüzün havadır sudur topraktır.<br />
GÖZLERİNDE KAYGIYLA KORKUNUN OKUNDUĞU KÜÇÜK BİR ÇOCUKTUR HÜZÜN ve son olarak; İNANÇ VE AŞKIN İNSANI OLDUĞUNDAN DAHA CESUR GÖZTERMESİDİR&#8230;</p>
<h3>Konuk Yazar : <strong><a href="http://www.facebook.com/profile.php?id=1044671158" rel="nofollow">Mehmet GÖK</a></strong></h3>
<p><a rel="lightbox" href="http://www.omerfatihyilmaz.com/wp-content/uploads/2009/12/mehmet_gok.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft" title="Mehmet GÖk" src="http://www.omerfatihyilmaz.com/wp-content/uploads/2009/12/mehmet_gok.jpg" alt="" width="217" height="163" /></a><br />
<h3>Tevâfuk Yazılar</h3>
<ul class="related_post">
<li>12 Şubat 2010 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/yalnizlik/" title="Yalnızlık" rel="nofollow">Yalnızlık</a></li>
<li>13 Aralık 2009 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/ask-2/" title="Aşk" rel="nofollow">Aşk</a></li>
<li>18 Ağustos 2009 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/melankolik-paradigmalar-sen-ve-o/" title="Melankolik Paradigmalar &#8211; Sen ve O" rel="nofollow">Melankolik Paradigmalar &#8211; Sen ve O</a></li>
<li>25 Nisan 2009 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/umraniyenin-gediklileri/" title="Ümraniye&#8217;nin Gediklileri" rel="nofollow">Ümraniye&#8217;nin Gediklileri</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.omerfatihyilmaz.com/huzun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk</title>
		<link>http://www.omerfatihyilmaz.com/ask-2/</link>
		<comments>http://www.omerfatihyilmaz.com/ask-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Dec 2009 18:06:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>OFY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Aşkın Tarifi]]></category>
		<category><![CDATA[En güzel]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Gök]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.omerfatihyilmaz.com/?p=1996</guid>
		<description><![CDATA[Çok tarifi vardır aşkın ve birçok arifi… Çok laf söyleyeni vardır sevdanın ve nice gözyaşı dökeni. Yokluğun tecessüsümü aşk; yoksa varlığın acı yortusu mu sevda… Sevginin nazlı edası mı sevgili; yoksa sevenin tatlı duası mı? Varlık mı sevgiyle birlik olur; yoksa sevgi mi varlıkta dirlik bulur… Hep sevilen kaçarda seven mi kovalar ya da sevilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çok tarifi vardır aşkın ve birçok arifi… Çok laf söyleyeni vardır sevdanın ve nice gözyaşı dökeni.<br />
<span> </span>Yokluğun tecessüsümü aşk; yoksa varlığın acı yortusu mu sevda… Sevginin nazlı edası mı sevgili; yoksa sevenin tatlı duası mı?<br />
<span> </span>Varlık mı sevgiyle birlik olur; yoksa sevgi mi varlıkta dirlik bulur… Hep sevilen kaçarda seven mi kovalar ya da sevilen sadece seveni mi oyalar.<br />
<span> </span>Niye susmak bilmez ki içimizdeki acı ihtiraslar ya da neden biz susarken konuşur düşler denizinin acı hisleri neden sevmek denen hayta çocuğun sevilene yapılan dua ve ona veril(en) büyük armağan olduğunun farkına varamıyoruz, neden sadece acıyla, dertle, tasayla, hüzünle, hezeyanla yoğruluyor sevgi günlüğümüzün tümceleri ve neden özlem sadece vuslat ve hasrete bürünüyor sevgi aciz’i bedenimizde…<br />
<span> </span>İşte hayatımızın tüm karmaşasının tüm hengâmesinin cevabı olmayan ve kafa hırpalayan acı ama gerçek soruları.<br />
<span> </span>Böyledir sevmek, böyledir özlemek ve özletmek… İçimizde sancıyan tüm hislerle salarız ya biz sevdamızı sevgilinin yoluna ve sevgi nidaları besler ya yüreğimizin haykırışlarını işte böyle olmalı içimizdeki sevmek duygusu ve saadeti…<br />
<span> </span>Şimdi yüreğimizi kemirircesine bedenimizle savaşmalı aşkın tüm hisleri ve dilsiz bir kaval olup susarak haykırmalı duygu patlaması yaşayan gözlerimiz sevgiliye inat.<span id="more-1996"></span></p>
<h3>Konuk Yazar:</h3>
<p><strong><a rel="lightbox" href="http://www.omerfatihyilmaz.com/wp-content/uploads/2009/12/mehmet_gok.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1999" title="mehmet_gok" src="http://www.omerfatihyilmaz.com/wp-content/uploads/2009/12/mehmet_gok-150x150.jpg" alt="mehmet_gok" width="150" height="150" /></a><a href="http://www.facebook.com/profile.php?id=1044671158" rel="nofollow">Mehmet GÖK</a></strong><br />
<h3>Tevâfuk Yazılar</h3>
<ul class="related_post">
<li>12 Şubat 2010 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/yalnizlik/" title="Yalnızlık" rel="nofollow">Yalnızlık</a></li>
<li>26 Aralık 2009 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/huzun/" title="Hüzün" rel="nofollow">Hüzün</a></li>
<li>09 Ağustos 2009 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/kuslar-sahin-arslan/" title="Kuşlar &#8211; Şahin Arslan" rel="nofollow">Kuşlar &#8211; Şahin Arslan</a></li>
<li>22 Aralık 2010 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/mart-1917-beylerbeyi-sarayi/" title="Mart 1917 Beylerbeyi Sarayı &#8211; Konuk Yazar" rel="nofollow">Mart 1917 Beylerbeyi Sarayı &#8211; Konuk Yazar</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.omerfatihyilmaz.com/ask-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Metrobüs</title>
		<link>http://www.omerfatihyilmaz.com/metrobus/</link>
		<comments>http://www.omerfatihyilmaz.com/metrobus/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Oct 2009 18:56:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>OFY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[Buğday]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ibb]]></category>
		<category><![CDATA[İktisad]]></category>
		<category><![CDATA[İktisat]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Topbaş]]></category>
		<category><![CDATA[Marmara Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Metrobüs]]></category>
		<category><![CDATA[ömer]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Buğday]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[Tavsiye etmiyorum]]></category>
		<category><![CDATA[Tren Yayı]]></category>
		<category><![CDATA[Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.omerfatihyilmaz.com/?p=1850</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul denildiğinde aklımıza güzel şeyler gelir. Örneğin; tarihi dokusu, kültürü ve doğal güzellikleriyle bulunmaz bir şehirdir. İstanbul&#8217;umuzun bu güzellikleri yanısıra, bazı sorunlarıda vardır. Bunların başında ulaşım ilklerde yerini korumaktadır. Ulaşım İstanbul&#8217;da çoğunlukla karayoluyla sağlanmaktadır. Karayolu ulaşımında kazaların çok olması sürücü hataları, asfalt bozuklukları gibi örnekleri çoğaltabileceğimiz nedenlerden oluşmaktadır ve kazalar insanlara büyük sıkıntılar vermektedir. Metrobüs&#8216;ün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Metrobüs" src="http://www.thewallpapers.us/data/media/760/Metrobus.jpg" alt="" width="202" height="151" />İstanbul denildiğinde aklımıza güzel şeyler gelir. Örneğin; tarihi dokusu, kültürü ve doğal güzellikleriyle bulunmaz bir şehirdir. İstanbul&#8217;umuzun bu güzellikleri yanısıra, bazı sorunlarıda vardır. Bunların başında ulaşım ilklerde yerini korumaktadır.<br />
Ulaşım İstanbul&#8217;da çoğunlukla karayoluyla sağlanmaktadır. Karayolu ulaşımında kazaların çok olması sürücü hataları, asfalt bozuklukları gibi örnekleri çoğaltabileceğimiz nedenlerden oluşmaktadır ve kazalar insanlara büyük sıkıntılar vermektedir. <em>Metrobüs</em>&#8216;ün gelmesiyle İstanbul trafiği çok rahatlamış, metrobüsü kullananlar için mesafeler arası çok kısa sürede aşılmış olması İstanbul ulaşımı için çok güzel olmuştur.<br />
Ancak yabancı ülkeden alınan Phileas marka metrobüslerin fiyat açısından pahalı olması yanı sıra kullanışsızlığı da göze çarpmaktadır. Tanesi 1.2 milyon euro dan, 50 adet otobüs  60 milyon euro<span id="more-1850"></span> yapar buda 120 milyon türk lirası demektir. Böyle bir para ile İstanbul yada yakın bir çevrede  fabrika açılıp işsizlere iş imkânı, yerli sanaayinin gelişmesi buna bağlı olarak devletin vergi açısından kazanması mümkün olabilirdi. Yada Metrobüs alımı yerine o güzergâha  tren rayı döşenebilirdi. Böylelikle hem hammade bakımından <em>petrol bağımsızlığımızı</em> azaltıp, karayollarına göre ortalama 3 kat daha fazla kullanım ömrü olan raylı sisteme geçilebilirdi.<br />
Yapılabilecek bu kadar güzel çözümler varken devamlı bozulan ve garajdan yenileri çıkartılan metrobüslere bu kadar para verilmesi çok üzücü ve talihsiz bir durumdur. Bu projenin sorumluların, bu davranışı neye göre yaptığını kamuoyuna açıklamasını bekleriz. Neredeyse 2 yıl oldu hala bir açıklama yok.</p>
<h3><span style="color: #999999;">Konuk yazar </span>:  Ömer BUĞDAY</h3>
<p><img class="alignleft" title="Ömer Buğday" src="http://img59.imageshack.us/img59/9384/omerbugday.jpg" alt="" width="125" height="188" /> Marmara Üniversitesi<br />
İktisat 2. sınıf öğrencisi</p>
<p><span style="color: #999999;">(yazının hiçbir siyası parti ile alâkası yoktur.) </span><br />
<h3>Tevâfuk Yazılar</h3>
<ul class="related_post">
<li>29 Aralık 2008 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/ibb-bursu-iptali/" title="İBB Bursu İptali&#8230;" rel="nofollow">İBB Bursu İptali&#8230;</a></li>
<li>17 Ağustos 2011 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/sayin-kadir-topbasa-acik-mektup/" title="Sayın Kadir Topbaş&#8217;a Açık Mektup" rel="nofollow">Sayın Kadir Topbaş&#8217;a Açık Mektup</a></li>
<li>17 Kasım 2010 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/turkiye-ve-balon-ekonomi/" title="Türkiye ve Balon Ekonomi" rel="nofollow">Türkiye ve Balon Ekonomi</a></li>
<li>20 Mayıs 2010 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/istanbul-universitesi-ve-yasak-olmayan-basortu/" title="İstanbul Üniversitesi Ve Yasak Olmayan Başörtüsü" rel="nofollow">İstanbul Üniversitesi Ve Yasak Olmayan Başörtüsü</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.omerfatihyilmaz.com/metrobus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Melankolik Paradigmalar &#8211; Sen ve O</title>
		<link>http://www.omerfatihyilmaz.com/melankolik-paradigmalar-sen-ve-o/</link>
		<comments>http://www.omerfatihyilmaz.com/melankolik-paradigmalar-sen-ve-o/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Aug 2009 09:24:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>OFY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[basınköy]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin Fırtınası]]></category>
		<category><![CDATA[Beyinfirtinasi.com]]></category>
		<category><![CDATA[Emergen]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Kültür Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Murat]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Emergen]]></category>
		<category><![CDATA[Paradigma]]></category>
		<category><![CDATA[Sen Ve O]]></category>
		<category><![CDATA[Yamanevler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.omerfatihyilmaz.com/?p=1753</guid>
		<description><![CDATA[SEN : Yaşamı tanımlar mısın ? O : Hani bilir misin? Çocukken ip çektirmece yarışmaları olurdu&#8230; SEN : Evet, oynardık&#8230; O : İşte hayatta bunun gibi bir mücadele benim için&#8230;İpin bir ucunda ben, diğer ucunda ise engeller yığını; ortada bir çizgi, geçmemem gerek onu&#8230;Geçersen eğer, kaybettin demek oyunu&#8230;. SEN : Meşakkati bol sizin oyunun… O [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #333333;">SEN  :</span> Yaşamı tanımlar mısın ?</p>
<p><span style="color: #333333;">O       :</span> Hani bilir misin? Çocukken ip çektirmece yarışmaları olurdu&#8230;</p>
<p><span style="color: #333333;">SEN :</span> Evet, oynardık&#8230;</p>
<p><span style="color: #333333;">O       : </span>İşte hayatta bunun gibi bir mücadele benim için&#8230;İpin bir ucunda ben, diğer ucunda ise engeller yığını; ortada bir çizgi, geçmemem gerek onu&#8230;Geçersen eğer, kaybettin demek oyunu&#8230;.</p>
<p><span style="color: #333333;">SEN  :</span> Meşakkati bol  sizin oyunun…</p>
<p><span style="color: #333333;">O       :</span> Evet , benimkisi ipi çektikçe yorulduğun bir yaşam&#8230;Arkanda ipi tutanın da yoksa , vurun abalıya misali&#8230;</p>
<p><span style="color: #333333;">SEN :</span> Zaten yorulmadığınız, yorulmayacağınız bir  yaşam sunulmadı kimseye ; fakat şunu diyebiliriz  : Yaşadıkça güçlendiğiniz bir hayat değil  de aksine hırpalandığınız bir yaşam sizinki…</p>
<p><span style="color: #333333;">O      : </span>Evet, balık karaya çıkmak için bedelini nasıl canıyla ödüyorsa ben de hırpalanarak ödüyorum&#8230;<span id="more-1753"></span></p>
<p><a rel="lightbox" href="http://www.omerfatihyilmaz.com/wp-content/uploads/2009/08/murat_emergen.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-1752" title="murat_emergen" src="http://www.omerfatihyilmaz.com/wp-content/uploads/2009/08/murat_emergen.jpg" alt="murat_emergen" width="140" height="194" /></a></p>
<h3>Konuk Yazar:</h3>
<p>Murat Emergen <span style="color: #808080;">(<a href="http://www.google.com.tr/#hl=tr&amp;source=hp&amp;q=Murat+Emergen&amp;btnG=Google%27da+Ara&amp;meta=&amp;aq=f&amp;fp=3016a74197fa1bc6" rel="nofollow"><strong>?</strong></a>)</span><br />
İstanbul Kültür Üniversitesi / Hukuk<br />
<h3>Tevâfuk Yazılar</h3>
<ul class="related_post">
<li>26 Aralık 2009 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/huzun/" title="Hüzün" rel="nofollow">Hüzün</a></li>
<li>22 Aralık 2010 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/mart-1917-beylerbeyi-sarayi/" title="Mart 1917 Beylerbeyi Sarayı &#8211; Konuk Yazar" rel="nofollow">Mart 1917 Beylerbeyi Sarayı &#8211; Konuk Yazar</a></li>
<li>16 Nisan 2010 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/basinkoyde-kar-saati/" title="Basınköy&#8217;de Kar Saati" rel="nofollow">Basınköy&#8217;de Kar Saati</a></li>
<li>24 Mart 2010 &#8212; <a href="http://www.omerfatihyilmaz.com/dublorun-dilemmasi-murat-mentes/" title="Dublörün Dilemmâsı &#8211; Murat Menteş" rel="nofollow">Dublörün Dilemmâsı &#8211; Murat Menteş</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.omerfatihyilmaz.com/melankolik-paradigmalar-sen-ve-o/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

