بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

“Yüreğim  Seni Çok Sevdi” adlı romanımdan sonra ikinci bitirdiğim kitap Empati. Kitap her ne kadar 650 sayfa olsada içerik ve bağlılık sayesinde çok olan sayfaların üzerini örtüyor. Kitap şimdiden beş dile çevrilmiş ve en iyi ilk roman dalında 2006 International Thriller Writers Award ödülünü almış bulunmakta.
        Kitabıntan biraz bahsetmek gerekirse açıkcası çok güzel bir kitap nereden başlayacağımı biliemiyorum. Çünkü şu an kitap ile ilgili çok fazla bir şey yok aklımda. Nedeni ise kitabın insanı anlatış şekli. Yani aslında bize verilmesi gereken o kadar bilgi var ki onları tek tek yansıtmış. Tıpkı yaşlı bir adamın hayata yeni başlamış bir çocuğa nasihat vemesi gibi. O an çocuk bütün öğütleri dinler kendine pay çıkarır ‘vaybee’ deyip hayatına devam etmesi gibi.
        Kitapta ağırlıklı olarak; insanın magetik gücü, felsefe, ve insana ait duygular geçmekte. İnsanın magnetik gücü şu demek: Hiç tanımadığınız bir ortama girdiğinizde ortamdaki kişilerin duyguları altında kalırsınız. Çok utanırsınız, utanmanın altında yatan etken sizin karşınızdaki insanın duygularının etksinde kalmanız. Zaten kitapta bu duygulara karşılık veren ve karşıdaki insanı etkileyen insanları araştıran gizli bir cemiyeti anlatıyor.
       Kitabın bizlere kazandırğı o kadar çok şey var ki; bunların başında ‘özgüven’ geliyor. Kişiyi uyandıran bir kitap. Bu benim ikinci kitabım olması sebebiyle şu anlık bu kadar anlatabiliyorum. Sırada ki kitabım “Zar Adam”

Bu kitabı, okula giderken yolda bir kitap satıcısında gördüm. O an şunu “alayımda bi okuyayım” dedim. Epeydir kitap okumuyorum. Sınavlarım da bitmişken ; bu rastlantı iyi oldu diyorum kendi kendime. Kitabın konusunda ise isminden de belli olduğu gibi biraz romantizm ve pişmanlıklar var. 

   Kitabın yazarı Canan Tan . Kendisini pek fazla tanımam. Ama kitap konusunda kendisini göstermiş.

   Kitabın içeriği ise şöyle; İstanbul Teknik Üniversite’sine yeni başlayan bir genç kız öğrenci ve imkânsız bir aşkın kollarında savrulan bir erkek. Şimdi şöyle; bu kız İtü’de işletme’yi okuyor, daha sonra Murat diye bir çocuk ile tanışıyor. Fakat Murat Bursa’da Alkanlı Holding’in tek varisi. Ve ailesinin gözünün nuru. Mâlum bunlar birbirlerini seviyorlar ama bizim kızımızın yani Aslı’nın bir sorunu var . Murat’ın ailesi kızı beyenmiyor. Nedeni ise bir takım ön yargılar. Ama Murat ise bütün bunlara aldırış etmeden Aslı’yı öyle bir seviyor ki. Daha sonra Aslı olmaz bu iş deyip Murat’ın kendisinden alâkasını kesmesini söylüyor. Murat ne yapsın  Dayanamayıp Kendisini içkiye ve alkol mamûllerine veriyor. Aslı bu arada Amerikay’a mastır için başvuruyor. Hemen çağırıyorlar gel başla diye. O da böyle bir çıkış yolu arıyordu zaten ve Devamını Oku ->

Son zamanlarda kitap okumaya pek vakit ayırmasam da   bu kitabı okumak için yeterli vaktim vardı.İlk basımını 1940′larda yapmış olan bu kitabın günümüze kadar gelmesi gerçekten büyük başarı ve bu başarının da rastlantı sonucu olmadığı bilinmeli.Kitabın ebatıyla içersindeki öz karşılaştırılamayacak bir boyutta.İnanılmayacak derecede öz ve sağlam bir yazıyla karşılaştığımı belirtmek isterim.

Kitabın içeriği hakkında biraz konuşursak asıl içeriğe doğru ilerlerken, önsözleri bir bir geçerken bir heyecanlanma baş gösteriyor insanın içinde.İlk bakışta “Fikir bulmanın da tekniği mi olurmuş!” tarzı bir söylemle açılan kitap giderek gözünüzde farklı bir boyut ve akabinde önem kazanmaya başlıyor.Çünkü kitap hazır kalıplarla oluşturulmamış.Amaca yönelik her soruya gelen cevapla sağlam bir şekilde sistemselleşmiş.

Peki olay nasıl başlar?Yazarımız James Webb Young’a bir firma yöntecisi olan arkadaşı bundan böyle reklam alanı satmayacaklarını,yapmaları gerekenin fikir satmak olduğunu söyler ve kendisi bir reklamcı olan yazarımızdan fikrin nasıl bulunacağı konusunda yardım almak ister.İşte bu noktada mükemmel bir soru belirir.” Fikir Nasıl Bulunur? ” Öznel bir deneyim olarak algılanan bu kavramı nesnel hale getirmeyi amaçlayan bir sorudur bu.Ve göründüğü kadar aptalca değil,bir dehasal yanıt gerektiren sorudur aslında.

Şimdi bir hedef belirlenmiştir daha önce sayısızca fikir üreten başarılı reklamcımızda.Bu soruya tek bir şekilde cevap verilebilirdi,deneyimin formülü!Bize sunduğu şey bu konu hakkında kendine sorduğu sorularla uzun bir süre kafa yormanın ve kendileriyle alakadar olduğu,işi fikir üretmek olan insanların yaptıklarıyla iligili yakın gözlemin sonucudur. Devamını Oku ->

Sayfalar :123