بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

17 temmuzda işe başladım. İşi sevmedim. Sonra düşündüm dedim ki insan sevmediği şeyi sürdürebilir mi? Hayır dedim. 20 temmuzda saat 11:37 de iş yerinde iken haydarpaşa tren saatlerine ve idonun pendik yalova seferlerini inceledim. O vakit harekete başladım. Saat 12 de işten çıktım. Firar yani. Tefarruatı geçersek saat 14:10 da evimden yola çıktım. Sırtımda 9 kg lık bir çanta ile yol almaya başladım. 30 dk da kadıköyde oldum.Bu arada Altunizadede önüme aniden çıkan minibüse omuz çarptım. Ne varki şöför beni hissetmedi bile.

Kadıköy haydarpaşa garında küçük bir mola verdim. Bisikletle haydarpaşa ya girdim. Kendim için akbil bastım. Fakat görevlinin “Bisiklet içinde bascaksın!” Sözü ile irkildim ve bisiklet içinde gönülsüz bir Basış! yaptım. Yolculuk başladı derken tren dolmaya başladı. her doluşta ilgili ve meraklı gözler üzerimde idi. İlk sürüşümmü ondan mı ne. Sonra bizim vagonda su satan adam “erikli geldi buz gibi” sologanıyla insanları oyalıyordu. Derken güvenlik geldi. Uyanık sucu su poşetini bir adamın ayağının altına koydu. Güvenlik görevlisi sucuya var mı su dedi adam -yok be abi dedi. Devamını Oku ->

bulutlu_gol

cengelkoy

desen

Sayfalar :12