Bu kitabı okumadan önce “Mason“ların ne oldukları konusunda hep sağdan soldan kulaktan kulağa dolma bilgilere sahiptim. Ve masonların hristiyan mı yahudi mi olduklarını bile bilmiyordum. Bu kitap ile kendilerine Dul kadının oğulları ismini veren bu “Kapalı”(gizli bir cemiyet değil) cemiyetin ne olduğunu, nasıl çalıştığını, hangi simgeleri kullandığını ve birbirleri ile nasıl iletişim kurduklarını öğreneceksiniz.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki masonik işaretlerle de gündeme oturan bir süre gündemde kalmıştı. Atatürk’ün asıl soyisminin “Öz” olduğunu biliyor muydunuz? Peki Mecidiyeköy’deki metrobüs durağına bakan “Trump Towers” isminde ki kulelerin şekillerinin neden diğer kulelerden farklı olduğunu düşündünüz mü?
Aslında ilk başlarda, Mason’ların dinsiz oldukları düşünülür ve 3 dini de kabul etmedikleri söyleniyor(3 dinden kasıt hak din İslam ve diğer 2 batîni din olan hristiyanlık ve musevilik). Fakat olaylar ve bilgilere biraz aşina iseniz, dul kadının oğulları’nın Yahudilik ile bağdaştığı görülüyor. Devamını Oku ->
International Herald Tribune gazetesi çizeri Chappatte…İsrail ve Filistin arasındaki barış görüşmelerindeki durumu böyle…
Davos krizinin yaşandığını herkes biliyor. Bilmemek elde değil, dünya gündemine oturmuş bir konu. Konu çok kritik. Davos’ta yaşanılan olaya birçok açıdan bakılabilir. Bunları genel olarak iç ve dış politika diye sınıflandırabiliriz.
Türkiye ortadoğuda çok önemli ve stratejik bir konuma sahip. Ve tarihden gelen bir liderlik sıfatı var. Sayın Başbakan bu konumunu koruduğunu bizlere gösterdi kutlarız. Başbakan, davosta kısaca şunu söyledi bence: “Ortadoğunun sahibi siz değilsiniz, Türkiye’dir”. Ki baktığımızda ise bunu rahtaça görebiliyoruz. Türkiye konumunu herzaman korumuştur ama tarafsız olarak! Gürcistan,Irak,Pakistan vb. ülkerin meselerinde ciddi rol oynamıştır. İsrail’in çirkin saldırısında ise en geniş ses Türkiyeden çıktı. Yani Türkiye gerçek manada bir öncü. Bunlar tabi dış politika. Bunun birde İç politikası var.
Malum Başbakan bir partiden lider olarak iş başında. Ve partisiyle işi henüz bitmiş değil, seçimler olacak ve tekrar mecliste yer alma çabaları … Türkiye Filistin konusunda patlamaya hazır bir bomba gibi. Kime sorsam:”Bana silah versinler gideyim diyor.” İş bu haldeyken Başbakanımızın Davos’ta ki konuşması tabiri caiz ise oyların fırlamasına sebep olur. Sakın yanlış anlamayın. Ben bu hareketin oy için yapıldığını söylemiyorum! Fakat seçimlere gizli malzeme oldu diyebilirim. Çok etkili bir silah olmuş; Baykal bile ne diyeceğini şaşırdı. Muhalefet yapıp haksızsın derse olmaz, Evet haklısın, arkandayız derse muhalefetine uymaz. Seçimlere doğru Devamını Oku ->
İsrailin filistinin masum halkına yaptığı zûlüm elbette hepimizin içini derin bir şekilde etkiliyor. (4 ocak ‘ta düzenlenen miting fotoğraflarını görmek için TIKLAYINIZ dilerseniz hepsini İNDİRebilirsiniz)
Obama’nın seçilmesi, her yerde heyecanla, umutla, sevinçle karşılandı. Özellikle Müslümanlar bu gelişmeden büyük memnuniyet duydu. Amerika yine Amerika’ydı ama Obama bir Bush değildi. Bu bile daha mutlu olabilmek için önemli bir farklılık sebebiydi. Krizi atlatabilmek psikolojisinin bekleyiş yapısında dahi; Obama’nın göreve başlaması, olumlu bir motivasyon faktörü olarak önemli bir yer tutuyordu. “Bush yönetimi, zarurî olanları asgarî seviyede yapsın, asıl müdahale kredisini Obama kullansın ve etkili olsun” bekleyişi hâkimdi bütün dünyada. Ayrıca Türkiye de aktif bir döneme girmişti. Tam bu noktada Hamas çıkış yaptı ve “ateşkes dönemini kapatıyorum, tetiğe de basıyorum!” dedi. Devamını Oku ->