بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

Bugünkü olayları anlamak için, siyonizmi anlamak ve idrak etmek için ve batının ne tür bir çalışma içinde olduğunu bilmek için tarihi yakinen bilmemiz gerekiyor. Gerçektende bir insan tarihini ve kültürünü bilmiyorsa kısmen ölmüş demektir boşlukta yaşıyordur. Ruh gerçektir ve ruhunu kaybedenin dünyayı kazanması pek birşey değiştirmez. Kitaba geçersek Refik Şakir en-Nedşe’ye ait bir kitap ve Osmanlı’nın yıkılış dönemini tarafsız bir dille tek tek anlatıyor. Sultan II. Abdûlhamid han hazretlerinin ülkeyi nasıl ayakta tutmaya çalıştığını ve Filistin yüzünden(Siyonizm yüzünden) nasıl tahtdan düştünüğüde açıklıyor.
Eser 210 sahife. Kaynakçası oldukça geniş. Çevirisi Necmeddin Gevri tarafından yapılmış olup, oldukça rahat bir üslubu var. Son baskısı Semerkand Yayınları tarafından 2004 yılında gerçekleşmesine rağmen, eseri bulmak hâlâ mümkün. Akıcı bir Devamını Oku ->

israil_filistin

International Herald Tribune gazetesi çizeri Chappatte…İsrail ve Filistin arasındaki barış görüşmelerindeki durumu böyle…

         Davos krizinin yaşandığını herkes biliyor. Bilmemek elde değil, dünya gündemine oturmuş bir konu. Konu çok kritik. Davos’ta yaşanılan olaya birçok açıdan bakılabilir. Bunları genel olarak iç ve dış politika diye sınıflandırabiliriz.
          Türkiye ortadoğuda çok önemli ve stratejik bir konuma sahip. Ve tarihden gelen bir liderlik sıfatı var. Sayın Başbakan bu konumunu koruduğunu bizlere gösterdi kutlarız. Başbakan, davosta kısaca şunu söyledi bence: “Ortadoğunun sahibi siz değilsiniz, Türkiye’dir”. Ki baktığımızda ise bunu rahtaça görebiliyoruz. Türkiye konumunu herzaman korumuştur ama tarafsız olarak! Gürcistan,Irak,Pakistan vb. ülkerin meselerinde ciddi rol oynamıştır. İsrail’in çirkin saldırısında ise en geniş ses Türkiyeden çıktı. Yani Türkiye gerçek manada bir öncü. Bunlar tabi dış politika. Bunun birde İç politikası var.
           Malum Başbakan bir partiden lider olarak iş başında. Ve partisiyle işi henüz bitmiş değil, seçimler olacak ve tekrar mecliste yer alma çabaları … Türkiye Filistin konusunda patlamaya hazır bir bomba gibi. Kime sorsam:”Bana silah versinler gideyim diyor.” İş bu haldeyken Başbakanımızın Davos’ta ki konuşması tabiri caiz ise oyların fırlamasına sebep olur. Sakın yanlış anlamayın. Ben bu hareketin oy için yapıldığını söylemiyorum! Fakat seçimlere gizli malzeme oldu diyebilirim. Çok etkili bir silah olmuş; Baykal bile ne diyeceğini şaşırdı. Muhalefet yapıp haksızsın derse olmaz, Evet haklısın, arkandayız derse muhalefetine uymaz. Seçimlere doğru Devamını Oku ->

İsrailin filistinin masum halkına yaptığı zûlüm elbette hepimizin içini derin bir şekilde etkiliyor. (4 ocak ‘ta düzenlenen miting fotoğraflarını görmek için TIKLAYINIZ dilerseniz hepsini İNDİRebilirsiniz)

Obama’nın seçilmesi, her yerde heyecanla, umutla, sevinçle karşılandı. Özellikle Müslümanlar bu gelişmeden büyük memnuniyet duydu. Amerika yine Amerika’ydı ama Obama bir Bush değildi. Bu bile daha mutlu olabilmek için önemli bir farklılık sebebiydi. Krizi atlatabilmek psikolojisinin bekleyiş yapısında dahi; Obama’nın göreve başlaması, olumlu bir motivasyon faktörü olarak önemli bir yer tutuyordu. “Bush yönetimi, zarurî olanları asgarî seviyede yapsın, asıl müdahale kredisini Obama kullansın ve etkili olsun” bekleyişi hâkimdi bütün dünyada. Ayrıca Türkiye de aktif bir döneme girmişti. Tam bu noktada Hamas çıkış yaptı ve “ateşkes dönemini kapatıyorum, tetiğe de basıyorum!” dedi. Devamını Oku ->

Yorum yok dualarınızı eksik etmeyin . görsel:RSS

Sayfalar :1