بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

Fotoğraf makinemi ilk aldığımda üzerimde olan hevesle birlikte “bilmişlik” te eksik değildi. Halbu ki bildiklerim bilmediğim karşında bir hiç imiş. (yani hiç birşey bilmiyormuşum). Aradan biraz zaman geçince kendimi nihayet acemilik rütbesinden çıkardım ! Ve bununla ilgili bir yazı yazmaya karar verdim. İşte yapabildiğim ve yapmaya çalıştığım “Güzel Fotoğraf Nasıl Çekilir” kuralları …

  1. Her zaman fotoğrafa yakın olun. Bir nesneyi çekerken yakınlaşın veya varsa objektifinizin zoom özelliğini kullanarak objenin bütün fotoğrafı doldurmasını sağlayın, güzel sonuçlar verir. Böyle yaparak  kişinin dikkatini dağıtabilecek objeyi fotoğraf içine almamış olursunuz.
  2. Hızlı olun. Siz makinenizin ayarlarını yaparken, çekeceğiniz obje bozulabilir. (Kuş uçabilir, insan yorulabilir, vs vs)
  3. Fotoğrafınızın sanat özelliklerine dikkat edin. Yani her çektiğiniz fotoğraf bir sanat eseridir. Sizin gözünüzde güzel görünmese de başkasının gözünde başka bir esinti oluşturabilir.
  4. En can alıcı noktayı bulmalısınız.Fotoğrafını çektiğiniz konuya bakarken en dikkat çeken şeyi fotoğrafınıza almaya çalışın. Örneğin bir kişinin yaptığı iş, bir hayvanın oynadığı nesne en dikkat çekici unsur olabilir. Böyle bir konunuz varsa yalnızca bu en can alıcı noktanın fotoğrafını çekin. Böylece etraftaki nesneler kompozisyona girmeyecek, fotoğrafın anlatım gücü artacaktır.
  5. Odak noktası obje üzerinde olmalıdır.Fotoğraf çekerken alan derinliğini kullanmayı öğrenin. Alan derinliği azaldıkça obje üzerindeki netlik etrafa göre artacak ve obje daha dikkat çekici olacaktır. Alan derinliğini azaltmak diaframı açmakla olabilir. Bu arada film üzerine düşen ışık artacağından enstantane süresi de uygun biçimde kısaltılmalıdır. Devamını Oku ->

Evet 1 seneden beri üzerinde uğraştığım bir konuyu sizinle paylaşmak istiyorum. Neyi ilk dinlediğimde -ne güzelde üflüyor nefesine kuvvet ah bende bi üflesem dedim ve kendime bir ney aldım gel gör ki üstesinden henüz gelemedim. Gerçi üzerinde yoğunlaşmadım ; okulum evim derken vakit bahanesi yaptım. Ama yapacaklarım listesinde hala duruyor “ney üflemesini öğrenmek”

Ney’in ne olduğunu sizler için araştırdım; belki bir gün kafanız eser de bi ney alırsınız. Öncelikle şunu söyleyelim Ney fiyatları çokta pahalı değil. Ben Ümraniyede sondurak alt geçit diye tabir edilen yerden aldım fiyatı da 70 ytl idi 1 sene önce. Ama taksim saraçhane civarında ise fiyatları 80 ytl  ile 180 ytl arasında değişiyor. Ucuz satan yerde yok değil.

Yukarıda pratik bilgileri verdikten sonra ney ile ilgili birkaç teorik bilgiyi verim sizlere…

> Ney; Otuz kırk milyon kamışın içinden 1 tane dar boğumlu ve etli kamıştan doğanın insanlara sunduğu -en güzel- nefesli müzik aletlerinden biridir. İnsan sesine en yakın olanıdır. 9 boğumdan meydana gelmiştir. İnsan da 9 ayda meydana gelmiş ve İnsan gırtlağıda 9 boğumdur. İnsan vücudunda 9 delik vardır. Ney da 9 delikten meydana gelmiştir. En güzel başpare 25 yaşında erkek manda dan çıkan boynuzdan yapılmaktadır ve ucunda dolu olan kısmından bir tane çıkar geri kalan boştur. Tarak yapılmaktadır ve bu şartlarda aranan manda maalesef bulunamamaktadır. Boynuza en yakın abanoz ağacıdır. Siyah rengi ve verdiği sesi ile bir senedir kullanılmaktadır. Üçüncü şimşirden yapılan orta halli neylerde kullanılmaktadır. Yine piyasada fiber delrin ve plastikten yapılan başpareler bulunmaktadır. Kimyasal madde ile yapılan bu başpareler kansorejen madde ürettiğinden dudakla devamlı temas halinde olduğu için ileride ne olduğunu düşünerek kendim bu üç maddeyi tavsiye etmiyorum. Ama ben hala naylon kullanıyorum :)

sağl tarafta başparenin yapım aşamsı görülüyor. önce bir boynuz koparıp geliosunuz :) ondan sonra onun kalın yerinden bir silindir gibi kesiyorsunuz sonra onu yuvarlak bir biçimde doğruyorsunuz  tabi bunları yaparken bir ölçüye göre yapıyorsunuz (bunu yapan yokda öylesine anlatıorum) neyse gerisini tornada yapıyorsunuz zaten …

> Evet arkadaşlar umarım sizler için yararlı bir kaynak olmuştur… Devamını Oku ->

Uyandığımda karşımda bir güvercin … Hemen sarıldım fotoğraf makineme. Sağolsun güvercinde beni kırmadı :)

Hayvanlar öylesine etkiliyor ki insanları . Bilmiyorum ama hala anlamış değilim…

Neyse güvercinle yaptığım oturumdan sonra bi elmalı barajına

gidelim dedik arkadaşlarla…

Herhalde bizim oramda gine kesim var. Bir yandan üzülüyor insan bir yandanda seviniyor.

Oradan geçen bir orancıya sordum “neden kesiyorsunuz”  diye . Oda şöyle cevap verdi: ”herhangi bir yangında anında müdahele etmek için orman aralarına yol yapıyoruz”  Devamını Oku ->

Dijital fotograf makinelerinin hayatımıza girmesinin ardından grafik yazılımlarının önemi daha da arttı. Çekilen fotograflardaki kadraj, ışık, renk gibi hataları düzeltmek isteyen kullanıcıların ilk tercihi bilindiği üzere Photoshop oluyor. ancak Photoshop profesyonel bir yazılım olduğundan kullanılması pek de kolay değil. bunun farkına varan çok sayıda ki yazılım üreticisi Photoshop’a alternatif olarak bilgisayarımıza kurabileceğimiz yazılımlar geliştirdiler. Ancak bunların birçoğu performans olarak istenilen düzeyde değil ve ödenen paranın hakkını veremiyorlardı.

Aslında son kullanıcılar fotograflarla profesyonel anlamda uğraşmak niyetinde değiller, veya ben öyle düşünüyorum. Sadece birkaç hatayı gidermek, yeniden boyutlandırmak, kırmızı gözleri kendi rengine döndürmek istiyorlar. Bu tür işlemler için nir yazılım satın almanın artık pek bir anlamıda kalmıyor. çünkü online fotograf düzenleme araçlarının sayıssı 50′yi geçti ve birçoğu ücretli yazılımlardan daha iyi sonuç veriyor. Bu uygulamaların diğer bir iyi tarafıysa, sosyal ağlar ve fotograf paylaşım siteleri ile etkileşimli çalışması. Bu sitelerdeki fotograflarınız online resim düzenleyicilerden çekebiliyor ve düzenlemeleriniz bittikten sonra tekrar sosyal hesabınıza gönderebiliyorsunuz. tüm bu uygulamalar online olduğu için internete bağlı herhangi bir bilgisayardan da kullanabiliyorsunuz. böylece fotograflarınızı her yerden düzenleme şansına erişiyoyorsunuz. Devamını Oku ->

Son zamanlarda kitap okumaya pek vakit ayırmasam da   bu kitabı okumak için yeterli vaktim vardı.İlk basımını 1940′larda yapmış olan bu kitabın günümüze kadar gelmesi gerçekten büyük başarı ve bu başarının da rastlantı sonucu olmadığı bilinmeli.Kitabın ebatıyla içersindeki öz karşılaştırılamayacak bir boyutta.İnanılmayacak derecede öz ve sağlam bir yazıyla karşılaştığımı belirtmek isterim.

Kitabın içeriği hakkında biraz konuşursak asıl içeriğe doğru ilerlerken, önsözleri bir bir geçerken bir heyecanlanma baş gösteriyor insanın içinde.İlk bakışta “Fikir bulmanın da tekniği mi olurmuş!” tarzı bir söylemle açılan kitap giderek gözünüzde farklı bir boyut ve akabinde önem kazanmaya başlıyor.Çünkü kitap hazır kalıplarla oluşturulmamış.Amaca yönelik her soruya gelen cevapla sağlam bir şekilde sistemselleşmiş.

Peki olay nasıl başlar?Yazarımız James Webb Young’a bir firma yöntecisi olan arkadaşı bundan böyle reklam alanı satmayacaklarını,yapmaları gerekenin fikir satmak olduğunu söyler ve kendisi bir reklamcı olan yazarımızdan fikrin nasıl bulunacağı konusunda yardım almak ister.İşte bu noktada mükemmel bir soru belirir.” Fikir Nasıl Bulunur? ” Öznel bir deneyim olarak algılanan bu kavramı nesnel hale getirmeyi amaçlayan bir sorudur bu.Ve göründüğü kadar aptalca değil,bir dehasal yanıt gerektiren sorudur aslında.

Şimdi bir hedef belirlenmiştir daha önce sayısızca fikir üreten başarılı reklamcımızda.Bu soruya tek bir şekilde cevap verilebilirdi,deneyimin formülü!Bize sunduğu şey bu konu hakkında kendine sorduğu sorularla uzun bir süre kafa yormanın ve kendileriyle alakadar olduğu,işi fikir üretmek olan insanların yaptıklarıyla iligili yakın gözlemin sonucudur. Devamını Oku ->

        Çinliler teknolojik ürünleri kopyalamada sınır tanımıyor. Şimdi de iPhone’nun aynısını yapmışlar. Hem de türkçe dil desteği de var. Fiyatı da orijinal iPhone’ların sadece 12′de 1′i fiyatına. Haberin ayrıntılarına buradan bakabilirsiniz. Bütün bunların yanında acı bir gerçek var ki, Çinliler’in yaptıkları telefonların hemen hepsi sağlığımızı büyük ölçüde tehdit ediyor. Bu yüzden ucuz çin ürünlerine saldırmadan önce biraz düşünmek gerekiyor.

Sadece Çin malı telefonlarının değil, tüm cep telefonlarının az veya çok sağlığımızı tehdit ettiğini biliyoruz aslında. Bir telefonun az mı tehlikeli, yoksa çok mu tehlikeli olduğunu S.A.R değerinden anlıyoruz. Bu konuda buradan ayrıntılı bilgi alabilirsiniz. Ben de oradaki metni aynen buraya aktarayım. Böyle önemli bir konuda insanların bilgi sahibi Devamını Oku ->

Sayfalar :« İlk...4567891011