بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

Hdr Fotoğrafının ne olduğunu bilmeyen varsa hemen şu, şu, şu ve şu kaynaklara bakabilirler. HDR fotoğraf diye Google’den arama yaptığınızda bir çok örneğe rastlayabilirsiniz. Şu sitede rastladığım 20 tane güzel Hdr fotoğrafını sizinle paylaşayım. Herkesin içinde bir fotoğrafçılık kanı vardır. Ve herkes bir objeye bir fotoğraçı gibi bakamasa da öyle hayal eder. O yüzden paylaştığım şu fotoğrafların içinizdeki fotoğrafçılık sevdasına katkıda bulunmasını umuyorum… Devamını Oku ->

4 Mart günü Burak bey, Etohum‘a üye olduğum için bana bir mail attı. Mailin içeriği ertesi gün yapılacak olan Etohum toplantısı idi. Daha önce hiç katılmadığım bir topluluktu. Kendimi zorladım ve o toplantıya gittim. Girişte bana ilk gülümseyen Nokta Bilisim den olan Muammer beydi. Kendisiyle aramızda küçük bir sohbet geçti. Daha sonra benim ilk kez geldiğimi farkeden Burak Büyükdemir beni keşfetmeye başladı ;) . Tanışma faslından sonra  bana birde kartını veren Burak bey diğer konuklarla ilgilenmeye başladı.
         Orada birçok blog yazarı vardı. Mesela Selçuk Hoca ile tanışacağımı aklıma bile getirmezdim. Kendisi beni tanıdığını idda etti. Buna sevinmiştim :) Hakkı Ceylan ’da toplantılara geliyormuş. Fakat o günkü toplantıya gelmeyişi benim için bir kayıptı. Kendisiyle bire bir tanışmayı çok isterdim. Artık bir dahaki toplantıya kaldı. 
          Daha sonra toplantı başladı. Toplantının konusu Etohum’da sunulan SunumaX’dı. Kısaca bahsetmek gerekirse; Etohum, internet girişimcilerinin ve bu dalda fikir geliştirenlerin buluşma noktasıdır. Etohum’un 31 Ocak’ta gerçekleştirdiği toplantısında açıklanan “Yatırım yapılabilecek 21 internet girişimi!” arasında yer alan sunumax.com, 1986 doğumlu Sadık Kocabaşa ve 1990 doğumlu Cem Kocabaşa kardeşler tarafından Nisan 2008’de kuruldu. Genç olamalarına rağmen üstün bir başarı sergileyen Kocabaşa kardeşler bu hizmeti yükseltmeye devam ediyorlar.

       SunumaX’ı anlatmam çok uzun sürer, siz en iyisi siteyi bir ziyaret edin. Ben anlatana kadar Sunumax’daki bayan size çoktan anlatır. :)

Fotoğraf-6‘yı yayımlarken fotoğraf-7‘nin sürpriz olacağını söylemiştim. Fotoğraf-7 için Ümraniye’den Bursa’ya kadar bir çok yeri gezerek fotoğraf çekecektim ve bu gezimiz otobüslerle değil, otostop ile olacaktı. Arkadaşım Sercan ile yollara düştük. Önce Kartal’dan Yalovaya sonra oradan da Orhangazi’ye geçtik. [|sponsor bağlantı:MevsimlerGibi.com|] Fakat direncimiz fazla dayanamadı. Aslında Orhangazi’den otostopla gidebilirdik nitekim oradaki durum bunu göstermiyordu. Otostop çekmek biraz abes oluyordu. Ve oradan Minibüse binerek Bursa’nın merkezine gittik. Bu arada Yalova’dan Otostop çektiğimiz arabadaki kişi Recep Tayyip Erdoğan’nın geçmiş zamanda bir ortağı imiş. İlginç. Herneyse, Bursa’da Ömer diye bir aradaşım var. Onun Nilüfer’de kaldığı yurdunda iki gece misafir olduk. Bursa’nın çarşılarını ve birçok yerlerini gezdikten sonra terminalden bir otobüse bindik ve evimize geri döndük

Herşey Planladığımız gibi gitmedi. Fotoğraf makineme “maşallah”sız bir göz baktı herhalde ondan fotoğraf makinemin ekranının camı kırıldı. Çok üzüldüm tabi. Ama herşeyde bir hayır vardır!… Keşke aklımda tasarladığım birçok şeyi size aktarabilseydim. Neyse artık bidahikine. Bu arada fotoğraf makinem artık ihtiyaçlarımı gerektiği kadar karşılamıyor. Bi sermayemiz olsada kendimize D80 yada D60 alsak. Ah ah krizin gözü kör olsun!… Fotoğraf-7′ye girmek için TIKLAYINIZ. Dilerseniz hepsini tek seferde İNDİRebilirsiniz. Yorumlarını hassasiyetle bekliyorum. Devamını Oku ->

         Davos krizinin yaşandığını herkes biliyor. Bilmemek elde değil, dünya gündemine oturmuş bir konu. Konu çok kritik. Davos’ta yaşanılan olaya birçok açıdan bakılabilir. Bunları genel olarak iç ve dış politika diye sınıflandırabiliriz.
          Türkiye ortadoğuda çok önemli ve stratejik bir konuma sahip. Ve tarihden gelen bir liderlik sıfatı var. Sayın Başbakan bu konumunu koruduğunu bizlere gösterdi kutlarız. Başbakan, davosta kısaca şunu söyledi bence: “Ortadoğunun sahibi siz değilsiniz, Türkiye’dir”. Ki baktığımızda ise bunu rahtaça görebiliyoruz. Türkiye konumunu herzaman korumuştur ama tarafsız olarak! Gürcistan,Irak,Pakistan vb. ülkerin meselerinde ciddi rol oynamıştır. İsrail’in çirkin saldırısında ise en geniş ses Türkiyeden çıktı. Yani Türkiye gerçek manada bir öncü. Bunlar tabi dış politika. Bunun birde İç politikası var.
           Malum Başbakan bir partiden lider olarak iş başında. Ve partisiyle işi henüz bitmiş değil, seçimler olacak ve tekrar mecliste yer alma çabaları … Türkiye Filistin konusunda patlamaya hazır bir bomba gibi. Kime sorsam:”Bana silah versinler gideyim diyor.” İş bu haldeyken Başbakanımızın Davos’ta ki konuşması tabiri caiz ise oyların fırlamasına sebep olur. Sakın yanlış anlamayın. Ben bu hareketin oy için yapıldığını söylemiyorum! Fakat seçimlere gizli malzeme oldu diyebilirim. Çok etkili bir silah olmuş; Baykal bile ne diyeceğini şaşırdı. Muhalefet yapıp haksızsın derse olmaz, Evet haklısın, arkandayız derse muhalefetine uymaz. Seçimlere doğru Devamını Oku ->

Lafı uzatmandan Fotoğraf-6′da ki yenileri söylüyorum:

1-Omerfatihyilmaz.com adlı imzayı koymamaya karar verdim. Çünkü imza gereksiz bence.
2-Fotoğrafların bazılarında ‘sepia’ efekt kullanıldı.
3-Kenarları karartılmış fotoğraflar eklendi.
4-Hdr Fotoğraf yapmak isterdim fakat fotoğraf makinemin özellikleri yetersiz :(
5-Sınavlarım nedeniyle eski fotoğraflarımdan seçme yaptım. Fotoğraf-7′de süpriz yapacağım.
6-Beyenmeniz dileğiyle.
Galeriye girmek için TIKLAYINIZ |  Hepsini İNDİRin

Türkiye’de öyle kritik dönemler öyle dönüm noktaları vardır ki; o günler başka türlü yaşansa biz farklı bir ülkede olurduk!” Ne güzel söylemiş Can Dündar. İşte o kritik dönemlerin bir zamanı da Adnan Kahveci idi. Eğer Adnan Kahveci’yi Duymadım diyorsanız şöyle bir anlatayım:

Adnan Kahveci, zekası ve ürettiği yeni fikirlerle Türk siyasi tarihinde önemli bir yeri bulunmuştur. 1949 yılında Trabzon’un Sürmene ilçesinde dünyaya geldi. Hayatı hep birincilikle geçen Kahveci, Milliyet Gazetesi’nin açtığı ilkokullar arası bilgi yarışmasının ilk birincisidir. 1966 yılında Kabataş Lisesi’ni dönem birincisi olarak bitiren Kahveci, aynı yıl üniversite sınavlarında da Türkiye birincisi oldu. İstanbul Üniversitesi burs sınavında yine en yüksek puanı alarak birinci olan Kahveci, daha sonra ABD’de Indiana’da Purdue Üniversitesi’ne girdi. Buradan elektrik mühendisi olarak mezun olan Kahveci, mezuniyetinin ardından Missouri Üniversitesi’nde doktora yaptı. Ardından da aynı üniversitede asistan profesör olarak çalıştı.

Kahveci, Türkiye’ye döndükten sonra Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yaptı. Ardından da İçişleri Bakanlığı teknik danışmanlığında bulundu. 12 Eylül döneminde Başbakanlık Danışmanlığına atandı ve o sıralarda Turgut Özal’la tanıştı. 1983 yılında ANAP’ın kurucuları arasında yer alan Kahveci, askeri yönetim tarafından veto edildiği için milletvekili olamadı. Daha sonra 1987 yılında İstanbul’dan milletvekili seçildi ve Devlet Bakanı oldu. Devamını Oku ->

Sayfalar :« İlk...345678910...Son »