بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

Eğer bir gün yolunuz Hızlıal.com ‘a düşerse kesinlikle uzak durun. Çünkü o siteye girmemek için çok nedeniniz doğabilir. Örneğin müşteriyi takmam ilgilenmeme yada işine gelince ilgilenme. Kısacası ÜÇKAĞITÇILIK yapma adına herşey onlarda mevcut. Ben mağdur olarak sesleniyorum. Onlardan alışveriş yapmayın. He sadece ben de değilim bunuda bildirmek isterim. Alış veriş edenlerin %34′ü şikayetçi. Karar ve para sizin.

Az önce nenem yanımda 10 tl olup olmadığını sordu. Düğüne gidip para takacakmış. Hani düğünde değil. Kına gecesi ama düğün burada olmayacak herneyse. Kimin düğünü diye sordum. Şunun dedi. Nenemi hain ilan ettim.
Aslında sadece nenem değildi hain. Bütün mahalle tek tek ilerlediler olay mahaline. Böyle içimden ayıb oluyor kardeşim demem geldi ama nafile. Zaten niye deyim ki. Çindeki hoko eyaletindeki moko semtinin şoko mahallesinin foko sokağındaki ev  hiç benim olmadı ki yıkılınca üzüleyim.
Hiç olmazsa biraz üzülme istiyor insan. Hani gençliği o yolda gitmiş. Ona harçanmış onunla harmanlanmış. Onunla hayat bulmuş gibi mesela. Ya valla şimdi böyle bi makina veya makine olsa da insanın içindeki o efkar ve sıkıntı tortusunu koda çevirse oda yazıya dökülse gibi. Ve yahut dokansa bir şeye hissetse içindeki nihavent makamının hicazkar ağrılarını. Ama bu kadarda olmaz ki. Herkes mi gider düğüne. Devamını Oku ->

Ooo bizim kadınlarımız da var tabi hemde taş gibi. Hemde türbanlı. Onlar hem muhafazkâr hemde modern. Evlerine gidince namaz kılarlar. Dışarı çıkınca göğüsleri ve kalçaları belli olur ama içleri temizdir. İçi temiz yani günahları yok onların. Birisi kendilerine laf atınca mesela ne bileyim öyle örtünme dikkat çekme felan derse hemen atılırlar kadına bakan erkektedir günah. Zaten onu normal izmir kadını da söylüyor.  Bakmayın diyor bizim açık giyinmemiz özgürlüğümüzdür diyor.

Kadının niye evinin dışına çıkar ki? Bunu anlamış değilim hemde hiç. Evinin dışına çıkınca da niye süslenirler. Hani pasaklı gezin demiyorum ama masmavi başörtü desenli desenli ve dar pardesü ile gezmeler. Birileri bunlara ne olduklarını anlatmaları lazım. Müslümanmısınız evet  o halde islama uygun giyinin oranızı buranızı belli Devamını Oku ->

17 temmuzda işe başladım. İşi sevmedim. Sonra düşündüm dedim ki insan sevmediği şeyi sürdürebilir mi? Hayır dedim. 20 temmuzda saat 11:37 de iş yerinde iken haydarpaşa tren saatlerine ve idonun pendik yalova seferlerini inceledim. O vakit harekete başladım. Saat 12 de işten çıktım. Firar yani. Tefarruatı geçersek saat 14:10 da evimden yola çıktım. Sırtımda 9 kg lık bir çanta ile yol almaya başladım. 30 dk da kadıköyde oldum.Bu arada Altunizadede önüme aniden çıkan minibüse omuz çarptım. Ne varki şöför beni hissetmedi bile.

Kadıköy haydarpaşa garında küçük bir mola verdim. Bisikletle haydarpaşa ya girdim. Kendim için akbil bastım. Fakat görevlinin “Bisiklet içinde bascaksın!” Sözü ile irkildim ve bisiklet içinde gönülsüz bir Basış! yaptım. Yolculuk başladı derken tren dolmaya başladı. her doluşta ilgili ve meraklı gözler üzerimde idi. İlk sürüşümmü ondan mı ne. Sonra bizim vagonda su satan adam “erikli geldi buz gibi” sologanıyla insanları oyalıyordu. Derken güvenlik geldi. Uyanık sucu su poşetini bir adamın ayağının altına koydu. Güvenlik görevlisi sucuya var mı su dedi adam -yok be abi dedi. Devamını Oku ->

Görüyor mu evet. (Mekandan tenzih o yüce rab.)

Sayfalar :12345678...Son »