Bir çoğumuzun bildiği bir olaydır “Link Değişimi“. Karşılıklı olarak link değiştiririz ve birbirimizin pagerankının yükseleceğini bekleriz. Google‘ın dünya çapında yaptığı birçok hizmeti biliriz. Ve Google‘nin bu aldatmacayı yemeyeceğinin kanaatine varmanızı bildirmek isterim. :).
Şöyle ki; Google‘nin bir hesabı var; PR(A) = (1-d) + d (PR(T1)/C(T1) + … + PR(Tn)/C(Tn)) bu hesaba göre PR(A)= A sitesine ait pagerank degeri.Tüm siteler için ilk başta 1 kabul edilimektedir. d = “damped down” faktörü denilen özel bir katsayı ve 0.85 kabul edilmekte.Pi sayısı gibi özel bir katsayı. PR(Tn) = A sitesine link veren herhangi bir sitenin pagerank degeri. C(Tn) = A sitesine link veren sitenin başka sitelere verdigi link sayı adeti. Devamını Oku ->
Yasaklı sitelere girme yöntemleri adı altında birçok konuya rastlayabilirsiniz. Ama bu konu hepsinden daha sağlam. Semih Masat bizden önce yazmış ama sağlık olsun, bizde klavyemize alalım.
Google’nin Beta aşamasında olan Translate hizmeti başta Türkçe olmak üzere birçok dilde çeviri yapmakta. Google’nin bu gizli kapaklı Proxy uygulaması, Türkiye’de yasaklı olan bir çok sitelere
erişimi rahatlıkla sağlıyor. Ama Translate henüz Türkçe’yi tam olarak çeviremediğinden dolayı cümlelerde anlatım bozukluklarına rastlanabiliyor. Başta YouTube olmak üzere birçok siteye girişlerinizi Translate’den gönül rahatlığıyla yapabilirsiniz. Belkide google, Translate’yi sırf bunun için hizmete açmıştır. :) Deneyin ve görün. Devamını Oku ->
Uzun bir zamandır bununla ilgili sağlam bilgi arıyordum. En sonunda buldum. Açılır Kapanır Pop up’u genelde ya duyuru için kullanırlar yada reklam için. Ben başka bir siteye reklam için kullandım. Örnek olarak; Forumtr ‘nin forum sayfasına girdiğimizde sol tarafta rahatlıkla görebiliriz. Fazla uzatmadan kodları vereyim.
</head> etiketinin hemen üstüne yazacağımız kod :
<script type="text/javascript">
function getCookieVal(offset) {
endstr = document.cookie.indexOf (";", offset)
if(endstr == -1) endstr = document.cookie.length
return unescape(document.cookie.substring(offset, endstr))
}
function GetCookie(name) { Devamını Oku ->

4 Mart günü Burak bey, Etohum‘a üye olduğum için bana bir mail attı. Mailin içeriği ertesi gün yapılacak olan Etohum toplantısı idi. Daha önce hiç katılmadığım bir topluluktu. Kendimi zorladım ve o toplantıya gittim. Girişte bana ilk gülümseyen Nokta Bilisim den olan Muammer beydi. Kendisiyle aramızda küçük bir sohbet geçti. Daha sonra benim ilk kez geldiğimi farkeden Burak Büyükdemir beni keşfetmeye başladı ;) . Tanışma faslından sonra bana birde kartını veren Burak bey diğer konuklarla ilgilenmeye başladı.
Orada birçok blog yazarı vardı. Mesela Selçuk Hoca ile tanışacağımı aklıma bile getirmezdim. Kendisi beni tanıdığını idda etti. Buna sevinmiştim :) Hakkı Ceylan ’da toplantılara geliyormuş. Fakat o günkü
toplantıya gelmeyişi benim için bir kayıptı. Kendisiyle bire bir tanışmayı çok isterdim. Artık bir dahaki toplantıya kaldı.
Daha sonra toplantı başladı. Toplantının konusu Etohum’da sunulan SunumaX’dı. Kısaca bahsetmek gerekirse; Etohum, internet girişimcilerinin ve bu dalda fikir geliştirenlerin buluşma noktasıdır. Etohum’un 31 Ocak’ta gerçekleştirdiği toplantısında açıklanan “Yatırım yapılabilecek 21 internet girişimi!” arasında yer alan sunumax.com, 1986 doğumlu Sadık Kocabaşa ve 1990 doğumlu Cem Kocabaşa kardeşler tarafından Nisan 2008’de kuruldu. Genç olamalarına rağmen üstün bir başarı sergileyen Kocabaşa kardeşler bu hizmeti yükseltmeye devam ediyorlar.
SunumaX’ı anlatmam çok uzun sürer, siz en iyisi siteyi bir ziyaret edin. Ben anlatana kadar Sunumax’daki bayan size çoktan anlatır. :)
WordPress‘i bilmeyeniniz yoktur. Kullanışlı olması hasebiyle birçok web kullanıcısının işine yaramaktadır. WordPress genel itabireyle bloglar için tasarlanmıştır. Bu başka sektörlerde kullanılamaz anlamına gelmez. Çoğu insan internette “site kurma” meraklısıdır. Fakat çoğu ne kuracağını ve niçin kuracağını bilmez. Aslında ne kuracağımız bellidir. Kendimize şöyle sormalıyız: “Benim işe yarar bir yönüm var mı? Varsa insanlara nasıl faydalı olabilirim? Bu sorulara cevap verebiliyorsak projemiz hazır sayılır. İşte bu projelerden en beyendiğim 3 tane siteyi(blogu) sizlere tanıtacağım.
1. AzBilmis.com
(azbimis)
Bu blog Hakkı Ceylan tarafından ocak ayı itabiriyle kullanıma açıldı. HC Magazine Theme‘nin özelleştirilmiş bir sürümünü kullanan Hakkı Ceylan, Teknoloji haberlerini en hızlı bir şekilde öğrenmemizi hedefliyor.
Blogta sadece Hakkı Ceylan değil bir çok kullanıcıya da haber önerme seçeneği sunulmuş. Haber öneren kişiler Kendi reklam kodlarını yazıların altına koyabilme seçeneğine de sahipler. Ayrıca blog şu an beş adet dil desteği vermektedir.
2. RSSKitap.com
(rsskitap)
Diğer bloglara göre farklı olması hasebiyle dikkateri üzerine çekmeyi başaran RssKitap, Rıza Selçuk Saydam‘ın yazarlığında yükselmeye devam ediyor. Blogda kullanılan tema lisanslı olup renkleri ve dizaynı ile göz dolduruyor.
Blogun amacı piyasaya çıkan yeni kitapları, okuyup altına kendi yorumunu yazarak bizlere sunmasıdır. RSS desteği ile yeni çıkan bir kitaptan hemen haberdar olabilirsiniz. Blog TRT2′de Yayınlanan Bilisim Rüzgarı programında ve de PCNet dergisinde tanıtılmıştır. İtiraf etmeliyim ki bana kitap okuma şevkini tattıran bir site oldu.
3. Sinemalardan.com
(sinemalardan)
RssKitap ile benzerliği olan bu blog Fatih Turan ‘nın tasarım çantasından çıkmıştır. Blogun “Hakkında” bölümünde amacı şöyle anlatılıyor: “Blogumuzda sinema severlerin beğeneceğini umduğumuz filmlerle ilgili yazılar, vizyondaki filmler ve galeri bölümünde film fragmanları yer almaktadır. Amacımız gerek DVD/VCD gerekse sinema salonlarında izlediğimiz filmleri, bizi takip eden okuyucularımızla paylaşmaktır.” Birçok kategori ile beslenen bu blog, kişilerin beyenisini çoktan kazanmışa benziyor. Devamını Oku ->
Yeni aldığım bir karar üzerine yazdığım yazıların arasına gönüllü olarak bazı blogları veya siteleri koymayı düşünüyorum. Tabi bunları gönüllü olarak düşünüyorum. Yanda ki resimde de görüldüğü üzere bu desteklediklerim arasında blog, site, firma, kişilik, proje, topluluk ve buna benzeyen herşey olabilir.
Daha ayrıntılı bir biçimde açıklarsak şöyle: Blogu ele alırsak, bloglar arasından sevdiğim ve takip ettiğim bir bloğu yazılarımın arasına “sponsor bağlantı” diye eklyeceğim. Bu diğer seçeneklerim içinde geçerli.
Bunun sana ne gibi bir faydası olur arkadaşım? diyorsun içinden… Şöyle ki: Blogumun iç trafiğini artırmış olurum, bloglar arası bir sosyal ağ kurmuş olurum, belki kurduğum bu yöntemi bir başka arkadaşım da benim için kurabilir o da bana link verebilir ve eğlenceli bir şey olduğu için yapıyorum. Kim “beni niye reklam ediyorsun” diyebilir ki?
Sonuç itibâriyle bu yöntemimi bundan sonra ki yazılarımda uygulamayı düşünüyorum. Şunu da söyliyeyim , ben bir şeyin reklamını yaptığım zaman o da benim reklamımı yapmak zorunda değil. Yazımın başındada dediğim gibi, bu sadece gönüllülden bir şey.