بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

“Ona, isterse neler yapabileceğini ama yapmaması gerektiğini hissettirin..” Medern dünyanın tanımlamalarından sonra, kadın ve erkek eşitlenmeye çalışılmıştır.
Kadınlar bu gazdan etkilenerek her alanda fink atmaya başladılar. Lakin nedense, biz onları önemli kurumlarda ellerinde bir faks kağıdıyla oradan oraya kırıtarak koşuşturmalarını görüyoruz!
   Burayı geçelim.

“Biz herşeyi erkeklerden daha iyi yaparız” kompleksiyle daldıkları modern dünyada çok eğlendirici sahnelerin başrolünde olduklarını bilmiyorlar! Devamını Oku ->

Bu gecenin anısına: Murat Menteş

Türbanlı kızlarımızın giyimi içinde pek çok tezatlık ve ikilem barındırır. biraz öyledir biraz böyledir, bir taraftan açıp, bir taraftan kapatan bir tarz içerir.

Baş : şimdi tepeden başlayarak irdeleyelim. kızlarımız, onların saç tellerinden tahrik olup türlü hayaller kuracak olan, azgın ve sapkın erkeklerden sakınmak ve korunmak için saçının bir tek telini göstermemek adına alttan bone takarlar. eğer bu bone takılmazsa mazallah eşarp kayabilir ve saçların bir kısmı gözükebilir. erkeklerden bu denli sakınan kızlarımız kendilerini onların ve herkesin gözüne sokmak istercesine parlak ,dikkat çekici başörtüleri takarlar. piyasada bulabileceğiniz en canlı, en şatafatlı, en cırtlak renkler seçilerek, başörtüsüyle sosyal hayatta varolmak isteyen kızımız ben buradayım diye adeta bağırır. başörtüsünün yanısıra yüzde malzemeden sakınılmayarak yapılan iddialı makyaj ile saçını sakındığı erkeklere ne kadar güzel dudakları ve gözleri olduğunu gösterir. ama türbanın yeni bağlama şekline binayen boyun sıkıca kapatılır. kiminin görüntüsü boğazlanmış bir kuşu andırır. Devamını Oku ->

Bir şey daha ortaya çıktı ki: DÜNYADA YALNIZIZ. Düşman vardır, fakat dost yoktur! Salip, her zaman müttefik bulabilmekte, fakat Hilâl, her zaman yalnız kalmaktadır.(Osmanlıdan menfaat bekleyenler ona dost görünmekte, fakat umduğunu bulamadığı zaman, hemen düşman kesilmektedir. Ben de siyasetimi bu esas üstüne kurdum. Düşmana, düşmanın silâhı ile gitmek şarttı!. Osmanlı ülkesinin o yıllarda hangi buhranların içinde olduğunu kısaca anlattım. Şimdi o yıllarda dünyanın ne hallerde olduğunu da kısaca anlatmalıyım ki, otuz bu kadar yıl güttüğüm politikanın mesnedleri (dayanak) ortaya çıksın. Tahta geçtiğim yıllarda dış politikada ilk gözüme çarpan şey, Prusya’nın Fransa’yı yendikten sonra Alman birliğini kurmuş olması oldu. Muktedir bir devlet adamı olan Bismark, küçücük Prusya’dan koskoca bir Almanya çıkarmasını bilmişti. Birkaç yıl içinde doğup gelişiveren bu Devlet, Avrupa kuvvetler dengesini bozmuş, bütün Devletlerin dış politikalarında büyük değişiklikler gerektirmişti. O zamana kadar Devamını Oku ->

Afşin Kum, Ah Muhsin Ünlü, Alper Canıgüz, Emrah Serbes, Erkan Şimşek, Fatih Altınöz, Fırat Budacı, Gökdemir İhsan, Gökhan Özcan, Hakan Albayrak, Kaan Çaydamlı, Murat Menteş, Murat Uyurkulak, Murat Zelan, Onur Ünlü, Samed Karagöz, Selçuk Orhan, Selman Bayer, Şenol Erdoğan, Taha Ayar, Tayfun Salcı…

Yazarlar, şairler, yönetmenler… Kimisi üç-beş kitap yazmış… Devamını Oku - rel="nofollow">

Sayfalar :123