Ne hikmettir bilinmez, ben genç kuşağın yayınlanmış şiirlerinden çok yayınlanmamış şiirleriyle ilgilendim hep. Lütfen bu söylediklerimi ciddiye alın. Espri olsun diye söylemedim. Kendim içinde öyle çıkacak şiirlere bakıyorum.” Cahit Zarifoğlu, kendisine hayranlık beslediğim bir kişilik. Örnek kişilik. Şiirleriyle insanları büyüleyen insan.
1940 yılında dünyaya gelen Zarifoğlu, bir çok yerde hayat kariyerini tamamladı. Hayatı ile ilgili daha fazla ayrıntı burada bulabilirsiniz. Cahit Zarifoğlu için yapılmış web sitesine uğramayı unutmayın!:)
En sevdiğim dörtlük
Farzet körsün, olabilir,
Elele tut,
Taş al ve at,
Kafiri bulur.
bunlari solemeden yapamicam ama ne kadar salak bsisin, allah kahretsin! resimler irenc ve bu isi zevkle yapmadin beli… ne o ya her daldan bi resim hangi tarzla ugra$iosun sen dicem, diceksin ki yok tarzim yaratmaya cali$miorum ozaman amartorluk prof.luk le alakasi olmayan b$isin seninki sdce can sIKIntIsI almi$in eline kamerayi ne denk geliosa artik onu chekiosun bide dogalik ayaklari yapiosun ya iyice mahv ediosun. neyi gormu$sen cekmi$in, matrak $eyler senin du$tun hal gbi sokak kopegi sokak serserisi, ta$, cicek bocek nerde bi bo$$$$$ durum orda “ofh” bey (hihihi gulmeden edemedim kendine yaratmaya cali$tin tarz komik yani pek de yakismio sen fatih i kulan daa ii) ki yani bo$ kalan birisi icin normaldir,yani bo$ bi$iyden, bi $ey cikartmaya chali$ma normaldir eline her kamerayi alan (ve bras da parasi olan) kendini “amator” fotorafci saniyo ve sunu da eklemeden edemem ki yaratmaya cali$tin konular resimlerin kadar sIKIcI maalesef, kitaplari severek okumadin beli hich okumadin desem yeridir yani “ofh” bey senden ne koy olur ne kasaba bunlari istersen ele$tiri olarak kabul et “amatorsun” ya ondan “geli$tir kendini” falan…….
“lasim diil…” lakaplı kişi tarafından 25.04.2009 at 23:57 tarihinde yapılan bu yorumu nasıl buluyorsunuz?

Tunç Kılıç ‘Faili Meçhul Kıyak!’ adında bir şey başlatmış. Bu hareketi OFY olarak ben de destekliyorum.
Detaylı Bilgi 1 – Detaylı Bilgi 2 – Detaylı Bilgi 3
Merhaba ! Bir takım arkadaşların çektiğim bu fotoğrafları istemesinden dolayı bu yazıyı yazıyorum. Hiç beklemeden galeriye ulaşmak için TIKLAYINIZ
Yorum yok dualarınızı eksik etmeyin . görsel:RSS
Bir bayram ve bir bayram. Aslında pek de değişik gelmedi bana. Hep aynı hereketler hep aynı sıcaklıklar. Zaten aslolan da bu değil mi? hayata şöyle bir baktığımızda herşeyin tekrarlandığını görüyoruz. Öyle ya insanlar aynı. Gün geçtikçe insanlar değişiyor ama iyi yönde ama kötü yönde olsun. Hergün farklı bir vucûtla dışarı çıkıyoruz. Fakat yaptığımız bir çok hata var ve bu hataları hep farklı vucutlarla yapıyoruz. Demek istediğim şu ; biz insanlar olarak hergün farklı bir insan olarak uyanıyoruz ama yaptığımız şeyler hep aynı. Şimdi burada inanç ile ilgili bir şey söylesem boş. Çünkü herkes kendi inancını seviyor…
Elbette herkes kendi inancının en iyi olduğunu düşünecektir. Yoksa niye inandığı şeye inanmakta ısrar etsin. Başka bir inancın kendininken daha üstün olduğunu düşünürse kendisiyle çelişmez mi?
“İnanıyorsanız şüphesiz üstünsünüz.” ayrı bir şeydir, başkasının inancını hakir görmek, küçümsemek, dışlamak ayrı. Mesele başkasının inancının bizi rahatsız etmesi ve onun inancına yaşam hakkı tanımamak meselesi. Elbette hiçbir inançlı insan başkasının cehennemle terbiye edilmesini istemez lakin, kimseyi de zorla bir şeye inandıramazsınız. Nasip meselesidir bu… ‘kendini paralama’ der kutsal metin… Kısmet işidir bu… Üzülürsün ama aşağılamazsın… İşte bu nedenle çok önemli bir fırsattır bayramlar. İlahi bir soluk, eşsiz bir merhamet adacığıdır inanan insanın hayatında. “Geldim” der bu yüzden yaratıcısına. ‘Nimetlerine şükür ile geldim…” Dualar ve ilahi merhametin tavan yaptığı mutlu bir bayram… Hepimize…