Bir Nefs-i emmâre Oyunu – Kısmet!
Yıllardan beridir erkekler ile kadınlar arasında hep bir bakışma vardır. Bu bakışmada sözler yoktur aksine sadece göz ile konuşma vardı – acaba ne düşünüyor , şunu yaptı mı bunu yaptımı , o bu hareketi ile ne anlatmak istedi gibi abuk subuk ve aynı zamanda istemsiz sorular hissetmiş veya düşünmüşsünüzdür.
Evet bende düşündüm bende bu hareketlerden birşeyler bekledim, kendi kendime şifreler oluşturdum(?). Halbuki kafamızda oluşturduğumuz onca şeyden karşıdaki insanın haberi bile yok. İş tamamen kendimizde bitiyormuş meğer. – Sen beni bırakıp gittin vefasız gibi saçma fikirlere sahip iseniz o zaman kendinizi ve karşıdaki insanı yan yana koyarak iyi bir muhasebe yapmanız gerekiyor olabilir.
Geçen gün bir arkadaşım -Ya sen ne bencil bir adammışsın, aslında anladım ama yine de sana inandım gibi bir cümle ile karşıma çıktı! Şimdi ben ne diyeyim efendim? Aa çok üzüldüm kusura bakma herşey yoluna girecek mi diyeyim. Yada Recep İvedik2 deki kahve içmek için star bucks’a gittiğinde “oldu bitti gitti” mi diyeyim? Sen önce sabretmesini öğren daha sonra işi akışına bırak. Kendini ye bitir, müzik dinle aklına aşkını getir sonra ah ah de… Asıl bencil kim oluyor burada söyler misiniz? Sevdiği kişi seni sevmek zorunda mı? Senin onu sevmesini istemen en büyük bencillik değil mi? İşbu halde iken kalkıp birde fırçalamak elbette ki yanlış bir hareket.
Kendi kendine bu şu videoyu paylaştı, profiline şunları yazdı, şu fotoğrafı koydu, beni arıyor evet o bana geri dönecek gibi aptalca kanılara da varmayın. Bunlar düzmece bir takım uydurmalardır! Eğer gerçekleri istiyorsanız nesnel ve tarafsız olmalısınız. Karşıdaki insanın çok zeki olduğunuda sanmayın onun bir aptal olduğunu göreceksiniz, ama sizin zeki insana göre kıyasladım haşa kimseyi küçük düşürdüğümüz yok.
Dünyanın sadece bizim etrafımızda dönmediğini ve hiç kimsenin üzerine taşıyamayacağı yük verilmediğini biliyoruz. Sabrın sonu selamettir. Başa gelen çekilir. Ne yapalım kısmet…

















^^^^^^^^NEVİN^^^^^^^^ | Şu tarihte Şubat 12th, 2010 ve şu saatte 23:07 gönderildi.
SEN SEVDİN DİYE KARŞIDAKİ SENİ SEVMEK ZORUNDA DEĞİLDİR BU KONUDA HAKLISIN AMA ŞUNU HİÇ DÜŞÜNDÜN MÜ SENİN HİÇ SENİ SEVSİN DİYE BEKLEDİĞİN BİRİ OLMADI MI YA DA AYRI OLSANIZ BİLE ŞU AN NAPIO ,NASIL DEDİĞİN?HİÇ AYRILDIĞIN BİRİ İÇİN ENDİŞELENMEDİN Mİ YADA SENİ KAYBETTİĞİ İÇİN ÜZÜLMESİNİ İSTEMEDİN Mİ?YILLAR SONRA BİLE DÖNDÜĞÜNDE GEÇMİŞİ UNUTUP TEKRAR BAŞLAMAK İÇİNDEN GEÇMEDİ Mİ?SEVGİ İNSANI BAZEN MANTIKSIZ YAPABİLİR,ASLA YAPMAM DEDEĞİN ŞEYLERİ Bİ BAKMIŞSIN YAPMIŞSIN .SEVGİDE ZATEN MANTIK YOKTUR MANTIK ARAMAK ZATEN ONUN GERÇEK OLMADIĞINI GÖSTERİR.ARKADAŞIN ADINADA SENİN ADINADA ÜZÜLDÜM AMA SENİN DEDİĞİN GİBİ BAŞA GELEN ÇEKİLİR .İNŞ BİR GÜN SENİN BAŞINADA AYNISI GELMEZ :):)BAŞA GELEN ÇEKİLİR DEMEK ZORUNDA KALMAZSIN..AYRICA BENCE EĞER KARŞINDAKİNİN SENİ İSTEMEDİĞİNİ YA DA SENİ SEVMEDİĞİNİ ANLADIĞIN AN ONUN HAYATINDAN ÇIKMALISIN ÇÜNKÜ SEVDİĞİN KİŞİYLE ASLA ARKADAS OLAMAZSIN..HEP İÇİNDE BELKİ SEVER ÜMİDİ İLE YAŞAMAK EN KÖTÜ DUYGULARDAN BİRİDİR.SESSİZCE ÇEKİP GİTMEK EN İYİSİDİR …SEVDİĞİNİ ÜZMEK ZATEN KENDİNİ BİLE BİLE ÜZMEKTİR…HAYAT SANA İNŞ SENİN SEVDİĞİNİ SENİ SEVERKEN KARŞINA ÇIKARIR:d:d
OFY | Şu tarihte Şubat 13th, 2010 ve şu saatte 01:06 gönderildi.
Öncelikle yorumun çok hoşuma gitti. Bir nevi yazıma değer katmış oldun baştan teşekkürümü edeyim.
Bence sevilen kişi kutsaldır. Yanlış anlaşılmasın kendim için demiyorum demem de asla… Kutsaldır çünkü ilk seven biziz ve işe karşılıksız sevmekle başlıyoruz ve karşıdaki insanın da tarafımızca sevilmesini istiyoruz? Eğer karşıdaki insan karşılık vermek için uğraşmışsa ve başaramamışsa bunda o adamın suçu ne… Elini taşın altına koymuş ama kaldıramamış. Bu dünyada sadece birkaç insanın derdi yok bu dünyada seveninde sevileninde derdi var ve hiç kimseye kaldıramayacağı yükte yüklenmez. Sabır sadece oruç tutmak mı birşeye ses çıkarmak mı? Hayır! Eğer aşıksanız ve aşkınızı karşılıksız sevgiye çevirirseniz buna sabır denir. Belki de ben yanlış konuşuyorum ama bunlar da benim düşüncelerim. “”Gönül Çalamazsan Aşkın Sazını, Ne Perdeye Dokun Ne Teli İncit, Eğer Çekemezsen Gülün Nazını, Ne Dikene Dokun Ne Gülü İncit…”" Nede güzel bir söz değil mi?
Tekrar teşekkür ederim bu şekilde güzel yorumun için…
^^^^^^^^NEVİN^^^^^^^^ | Şu tarihte Şubat 13th, 2010 ve şu saatte 23:47 gönderildi.
rica ederim.ben sadce bu konu hakkında kendi düşüncelerimi paylaşamak istedim.yazdığın söz gerçekten de güzel anlatmış istediğin bir şeylere sahip olmak için emek gerektiğini ya da sabır…sevdiğin kişinin seni sevmesi için çaba sarf edebilirsin ,sabır edeblrsn ya da bekleyebilirsin…bu onu gerçeketen sevdiğini gösterir ama bence sevdiğin kişinin başaka birini sevdiğini biliyorsan aradan ,onunda hayatından çıkmalısın …çünkü gerçek sevgi sevdiğin mutlu olduğunu bilerek yaşamaktır:D:D:Dbenim hayat felsefem bu buna katılabilirsin ya da katılmaya bilirsin bence seven için en büyük mutluluk sevdiğğini bir başkası ile mutlu olduğunugördünde onun mutlu olduğunu bilerek mutlu olmaktır….
..... | Şu tarihte Şubat 14th, 2010 ve şu saatte 01:05 gönderildi.
Mumun başında ışık uyanabilmesi için onun uğrunda başını sevdaya, kalbini ateşe vermiş bir pervane gerektir.
Kafam çok karışık... | Şu tarihte Şubat 17th, 2010 ve şu saatte 13:46 gönderildi.
Her nerede bir sevgi varsa, bu sevenin sevilende kendi vasıflarını bulmasından kaynaklanır…Seven arayandır, sevilen ise bulan…Sevgi inanmakla başlar, yaşamakla devam eder…Sevgi yüreğin yüreğe gülümsemesidir…Sevilmenin çaresi sevmekte saklıdır…Sevmek kalbin özelliği, sevilmek ise ruhun güzelliğidir.
Elinde bir papatyan vardır, ama sen hep bir gülün olsun istersin…
Gülü bulmak için papatyandan vazgeçersin, gün gelirde gülünü bulamayınca papatyana geri dönmek istersin… Ama bilemezsin ki senin degerini bilemedigin papatyan artık bir başkasının gülü olmuştur…
Yukarıda neyi tartıştığınızı anlamadım ? Sadece bunları yazmakla yetindim..kim neyi savunuyor anlamadım…???