Ben Profesyonel Fotoğrafçıyım
Başlığı okuyup “ne diyor bu yine” diyebilirsiniz. Aslında ben fotoğrafçı felan değilim. Kendi çapımda öylesine takılıyorum.Bir çok blog ve fotoğrafçı taklitçisiyim. Ne yapabilirim ki? Onlara bakmadan bu konuma nasıl gelebilirim ? Bir figürü kendime örnek almadan ilerleyemem. Bunun yanısıra farklı konulardan bloguma yazılar yazıyorum. Bir çok şeyi beğendim fakat onlar beğenmedi. Birçok şeyi de beğenmedim. Fakat onlar beğendi ve üste çıkma çabası içerisinde seviyesizce yorum yazdılar. Hiç birisine kızmadım aksine teşekkür ettim ki bu şekilde beni eleştirdikleri için. Her eleştiri sonrası kendimi onaracak bir kısım gördüm.
Tekrarlamakta fayda görüyorum, ben fotoğrafçı değilim! Amatör de değilim! Sağdan soldan çektiğim fotoğrafları paylaşıyorum. Çünkü fotoğraf bana eğlence katıyor ve bir çok olayın hafızamda kalmasını sağlıyor. Amacım blogta bir popülerlik yaratmak ta değil. Peki benim amacım ne?
Blogum sayesinde birçok hatta yüzlerce insanla tanıştım. Bunların içerisinde ilimli kültürlü eğitimli insanlar var. Benim için bir referans bile oldu diyebilirim. Fotoğraf ile uğraşmak bana hoş geldiğinden ve onları bloguma eğlence katsın diye paylaşıyorum. Taklitçi ve örnek alma politikası izleyerek bu günlere geldim. Eminim ki, bu şekilde yüzlerce blog vardır. Bunlarında kendilerini bulmasını temenni ediyorum.
Bana gelen bir maili sizinle paylaşmak istiyorum:
Fatih Bey
Siteyi bambaşka bir şey ararken buldum
Fotoğraflara baktım ben de çekerim fotoğraf…
Bir yorum yazmak istedim
Emek vermişsiniz vakit ayırıp site yapmışsınız ne güzel…
Fotoğraflara gelince sanki “onlar çekmiş ben de çekeyim” hastalığına siz de yakalanmışssınız
Nedir bu hastalık…
Fotoğrafçı kısmında görülen bir hastalıktır.
Fotoğraf dergisine, sitesine baka baka sonunda kişi kendi gözünü kaybeder ve daha önce çekilen yerden çekmeye daha önce bakılan yerden bakmaya başlar kendi açısını kaybeder
Şairlerle çok gezersen şair gibi olursun ama “onlara ” benzemeye başlarsın ya …aynı şey…
Ama buna rağmen yine de fotoğraflarınızda bir şeyler var rica ederim kendinize ve emeğinize sahip çıkın ve yukarıdaki hastalığa siz de yakalanmayın…
Ve rica ederim söylediklerimi iyi niyetle söylediğime inanın…
Kolay gelsin….
Mustafa diye bir beyefendinin bana yazdığı ve beni uyandırma niteliğinde olan bu mail için teşekkür ederim. Bu aşamadan sonra değişim gerçekleşecek.

















Mustafa Bey'e... | Şu tarihte Temmuz 29th, 2009 ve şu saatte 12:10 gönderildi.
Sayın mustafa bey öncelikle yaptığınız bu yorumu pek anlamış değilim; olumlu mu? “(yine de fotoğraflarınızda bir şeyler var rica ederim kendinize ve emeğinize sahip çıkın ve yukarıdaki hastalığa siz de yakalanmayın…)” olumsuz mu? (onlar çekmiş ben de çekeyim” hastalığına siz de yakalanmışssınız
Nedir bu hastalık…)
olduğunu kestiremedim doğrusu.Yani Fatih Bey’e olumsuz eleştriler yöneltip sonra olumluya kaçmanız düşündürücü!!! Evet belki Fatih Bey taklit ediyor olabilir ama bu O’nun ileride kendi tarzını oluşturmayacağı anlamını taşımıyor..Dikkat ederseniz tarzını yakalama aşamasına geldiğini göreceksiniz zaten siz de kendi cümlelerinizle itiraf etmişsiniz…Ayrıca siz de biliyorsunuz ki her şeyin bir aşaması vardır örnek vermek gerekirse;Koskoca Osmanlı Padişahları bile hemen yönetime geçmemişlerdir öncelikle bir şehzadelik aşamasında geçmişlerdir. Yurdun değişik yerlerinde babalarını örnek alarak o yerleri yönetmişlerdir. Daha sonra Devletin yönetimine gelince kendi yönetim tarzlarını ortaya koymuşlardır bunun en güzel örneğini Fatih Sultan Mehmet’te görebiliriz…yanılıyor muyum…her konuda bu aşamalara örnek verebilirim..ve şunu da bilin ki bu site çok genç daha ve yazarımızda fotoğraf konusunda yeni diye düşünüyorum…Elbette ki yazrımız Ömer Fatih Yılmaz Bey taklit edece ki kendi kendini bulsun…Bunu zamana bırakın lütfen…ve bir şeyler yapmaya çalışanı yıldırmayın …kim olduğum önemli değil…Saygılarımla…